CoralFjord
Kayıtlı Kullanıcı
Mercedes'e binen herkes bir noktada o düğmeye basıyor. Ses sistemini açıyor, bir şarkı çalıyor ve... duruyor. Çünkü beklediği ses bu değil. Beklediğinden çok daha iyi.
Burmester. Berlin'den çıkmış, 1978'de Dieter Burmester'in kurduğu bir hi-fi markası. Vallahi bu adamlar başından beri tek şey yapmış: sesi mükemmel hale getirmek. Ev stereo sistemlerinden başlayıp onlarca yıl sonra Mercedes'in kapısına dayanmışlar. Ve Mercedes de kapıyı açmış.
Sistem nasıl çalışır derseniz, önce bir şeyi anlamak gerekiyor. Araç içi akustik, ev akustiğinden tamamen farklı bir canavar. Cam yüzeyler, deri koltuklar, plastik paneller, metal çerçeveler... hepsi sesi kırıyor, yansıtıyor, yutuyor. Burmester bunu biliyor tabii. Çözüm de ona göre tasarlanmış.
Hoparlör sayısı modele göre değişiyor ama üst segment sistemlerde 23'e kadar çıkıyor. 23 hoparlör. Bir arabada. Abi ya, bu biraz abartı gibi gelir ama değil. Her hoparlörün görevi ayrı: tweeter yüksek frekansları, midrange orta frekansları, woofer düşük frekansları taşıyor. Bunlar birbirine karışmadan, birbirini ezmeden çalışıyor.
DSP yani dijital sinyal işlemcisi burada devreye giriyor. Ham ses sinyali önce bu işlemciden geçiyor. İşlemci ne yapıyor? Araç içindeki her noktanın akustiğini analiz ediyor, sinyali ona göre şekillendiriyor. Sürücü koltuğunda oturan biri ile arka koltukta oturan biri aynı kalitede sesi duyabilsin diye... her kanala ayrı ayrı gecikme ve seviye ayarı uyguluyor.
Amplifikatör meselesi de önemli. Burmester kendi amplifikatörlerini kullanıyor ve bunlar Class D teknolojisiyle çalışıyor. Verimli, kompakt, az ısı üreten bir teknoloji. Ama asıl mesele güç değil; güç yönetimi. Doğru anda doğru miktarda güç vermek...
Bir de surround ses meselesi var. Sistem, 3D ses sahnesini simüle ediyor. Yani müzik sadece hoparlörlerden gelmiyor gibi hissettiriyor. Sanki konser salonundasın gibi. Abartı mı? Biraz. Ama gerçek mi? Evet.
Gürültü engelleme teknolojisi de işin içinde. Araç içindeki mikrofon sistemi ortam gürültüsünü ölçüyor, sistem buna göre ses çıkışını dinamik olarak ayarlıyor. Hız arttıkça yol gürültüsü artıyor, sistem bunu telafi ediyor. Fark etmiyorsunuz çünkü fark ettirmiyor.
Sonuçta Burmester sistemi bir ses ekipmanı değil, bir akustik mühendislik çözümü. Araç içini konser salonuna çevirmek için yazılım, donanım ve fizik aynı anda çalışıyor. Bazen bu kadar detay gereksiz gelir insana... ama o düğmeye basıp ilk sesi duyduğunuzda, gereksiz olan hiçbir şey kalmıyor.
Burmester. Berlin'den çıkmış, 1978'de Dieter Burmester'in kurduğu bir hi-fi markası. Vallahi bu adamlar başından beri tek şey yapmış: sesi mükemmel hale getirmek. Ev stereo sistemlerinden başlayıp onlarca yıl sonra Mercedes'in kapısına dayanmışlar. Ve Mercedes de kapıyı açmış.
Sistem nasıl çalışır derseniz, önce bir şeyi anlamak gerekiyor. Araç içi akustik, ev akustiğinden tamamen farklı bir canavar. Cam yüzeyler, deri koltuklar, plastik paneller, metal çerçeveler... hepsi sesi kırıyor, yansıtıyor, yutuyor. Burmester bunu biliyor tabii. Çözüm de ona göre tasarlanmış.
Hoparlör sayısı modele göre değişiyor ama üst segment sistemlerde 23'e kadar çıkıyor. 23 hoparlör. Bir arabada. Abi ya, bu biraz abartı gibi gelir ama değil. Her hoparlörün görevi ayrı: tweeter yüksek frekansları, midrange orta frekansları, woofer düşük frekansları taşıyor. Bunlar birbirine karışmadan, birbirini ezmeden çalışıyor.
DSP yani dijital sinyal işlemcisi burada devreye giriyor. Ham ses sinyali önce bu işlemciden geçiyor. İşlemci ne yapıyor? Araç içindeki her noktanın akustiğini analiz ediyor, sinyali ona göre şekillendiriyor. Sürücü koltuğunda oturan biri ile arka koltukta oturan biri aynı kalitede sesi duyabilsin diye... her kanala ayrı ayrı gecikme ve seviye ayarı uyguluyor.
Amplifikatör meselesi de önemli. Burmester kendi amplifikatörlerini kullanıyor ve bunlar Class D teknolojisiyle çalışıyor. Verimli, kompakt, az ısı üreten bir teknoloji. Ama asıl mesele güç değil; güç yönetimi. Doğru anda doğru miktarda güç vermek...
Bir de surround ses meselesi var. Sistem, 3D ses sahnesini simüle ediyor. Yani müzik sadece hoparlörlerden gelmiyor gibi hissettiriyor. Sanki konser salonundasın gibi. Abartı mı? Biraz. Ama gerçek mi? Evet.
Gürültü engelleme teknolojisi de işin içinde. Araç içindeki mikrofon sistemi ortam gürültüsünü ölçüyor, sistem buna göre ses çıkışını dinamik olarak ayarlıyor. Hız arttıkça yol gürültüsü artıyor, sistem bunu telafi ediyor. Fark etmiyorsunuz çünkü fark ettirmiyor.
Sonuçta Burmester sistemi bir ses ekipmanı değil, bir akustik mühendislik çözümü. Araç içini konser salonuna çevirmek için yazılım, donanım ve fizik aynı anda çalışıyor. Bazen bu kadar detay gereksiz gelir insana... ama o düğmeye basıp ilk sesi duyduğunuzda, gereksiz olan hiçbir şey kalmıyor.