Mercedes G Serisi vites geçişleri neden sertleşir?

OpalCadence

Kayıtlı Kullanıcı
Yıllar önce bir arkadaşım arabasını garajdan çıkarırken tuhaf bir şey fark etmişti. G Serisi'nin vites kolu sanki ona kızgınmış gibi direniyor, D'ye geçmek için neredeyse güç kullanmak gerekiyordu. "Sabah soğukta böyle oluyor herhalde" dedi, geçiştirdi. Ama geçmedi. Haftalar içinde o sertlik yerleşti, oturdu, alışkanlık haline geldi. Ve o gün bugündür bu araçlarda en çok sorulan sorulardan biri oldu: neden böyle oluyor?

G Serisi'ni sevenler bilir, bu araç her şeyiyle biraz farklıdır. Sürüş dinamiği farklı, ses farklı, hissi farklı... Vites geçişleri de öyle. Ama "farklı" ile "sorunlu" arasında ince bir çizgi var, ve o çizginin nerede olduğunu bilmek gerekiyor. Çünkü bazı şeyler bu aracın karakteri, bazıları ise gerçekten müdahale istiyor.

Şanzıman yağı meselesi var önce. Abi, bu konuda çoğu sürücü gerçekten bilmiyor ya da bilse de erteliyor. G Serisi'nin otomatik şanzımanı, özellikle eski nesil 722.6 serisi, zamanla yağ kalitesine karşı çok hassas davranır. Yağ bozuldukça ya da seviyesi düştükçe valf bloğu içindeki hidrolik basınç düzensizleşir. O düzensizlik vites geçişlerine yansır, geçişler sertleşir, bazen vurur gibi hissettirirsiniz kendinizi...

Soğuk hava başlı başına bir hikâye. Kış sabahları G Serisi'ne binip hemen yola çıkmak, aracın sizi affetmeyeceği anlardandır. Şanzıman yağı soğukta koyulaşır, akışkanlığını kaybeder, vites geçişleri o yüzden sert ve gecikmeli gelir. Bu aslında tamamen normal bir fizik meselesi. Ama şunu sormak lazım: sadece soğukta mı oluyor, yoksa motor ısındıktan sonra da devam ediyor mu? Devam ediyorsa iş farklı...

Valf bloğu deyince geçmeyelim. Mercedes otomatik şanzımanlarının en kırılgan noktalarından biri orası. İçindeki küçük solenoidler, valf plakaları, o minik geçit kanalları... Hepsi birlikte çalışırken harika, biri aksayınca tablo değişir. Valf bloğundaki tıkanma ya da solenoid arızası vites geçişlerini doğrudan etkiler. Bazen sertleşir, bazen kayar, bazen her ikisi de olur aynı anda. Vallahi bu araca "kolay" demek doğru olmaz.

Bir de torque converter meselesi var ki çoğu zaman atlanır. Tork konvertörü, motor ile şanzıman arasında köprü kuran o büyük parça, zamanla içindeki yağ kirlenince ya da kilitleme mekanizması sorun çıkarınca vites geçişlerinde titreme ve sertlik baş gösterir. Bunu hissetmek için çok teknik bilgiye gerek yok aslında, araç size zaten söyler. 60-80 km/h bandında hafif bir titreme, vitesler arası geçişte küçük bir "tok" sesi... Kulak vermek yeterli.

Bakım geçmişine bakmak lazım bu noktada. İkinci el aldıysanız özellikle. G Serisi'nin şanzıman yağı değişimi çoğu zaman "ömür boyu yağ" efsanesiyle ertelenir. Ama ömür boyu derken kastedilen araç ömrü değil, yağın bozulmadan önceki ömrü. Her 60-80 bin kilometrede bir şanzıman yağı değişimi bu araçlarda gerçek anlamda fark yaratır. Yapmayanlarda ne oluyor? Şu an anlattığımız tablo...

Elektronik yazılım da işin içine giriyor, bunu da atlamamak gerek. Özellikle 2010 sonrası G Serisi'nde şanzıman kontrolü büyük ölçüde yazılım bazlı. Bir yazılım güncellemesi bazen vites geçiş kalitesini kökten değiştirebilir. Yetkili serviste yapılan SCN kodlaması ya da şanzıman yazılım güncellemesi, mekanik hiçbir şeye dokunmadan sorunu çözebiliyor. Buna şaşıranlar çok oldu, inanın...

Sonuçta G Serisi bir araç değil, bir deneyim. Ve o deneyimin en ince detaylarından biri vites geçişlerinin kalitesi. Sertleşme başladığında "böyle bu araç" deyip geçmemek lazım. Çünkü bazen gerçekten böyle o araç, ama bazen de size bir şey söylemeye çalışıyor. İkisini ayırt etmek için biraz dikkat, biraz bilgi, ve doğru ellere teslim etmek yeterli. Gerisini araç zaten anlatır.
 
Geri
Üst