Mercedes C Serisi vites geçişleri neden sertleşir?

GraniteRhythm

Kayıtlı Kullanıcı
Yıllar geçtikçe arabada bir şeyler değişir. Bunu hissedersin ama tam olarak ne olduğunu tarif edemezsin. Mercedes C Serisi kullananların büyük çoğunluğu bu duyguyu çok iyi biliyor. Vitesler artık eskisi gibi kayarcasına geçmiyor, bir sertlik var, bir çekingenlik... Sanki şanzıman karar veremiyor.

Aslında bu bir arıza değil, çoğu zaman. Yani tamamen bozulmuş bir sistem değil söz konusu olan. Mercedes'in bu modellerde kullandığı 7G-Tronic ve 9G-Tronic şanzımanlar, son derece hassas hidrolik sistemlere dayanıyor. Bu hassasiyetin bedeli var. Küçük bir sapma bile sürüş hissini dramatik biçimde değiştirebiliyor.

İlk ve en yaygın neden şanzıman yağının bozulması. Abi şunu bil, bu yağ sadece yağlamak için değil. Hidrolik basıncı taşıyor, friksiyon disklerini kontrol ediyor, valf bloğundaki solenoydlere sinyal iletimini destekliyor. Yağ eskidikçe viskozitesi düşüyor, içindeki katkı maddeleri parçalanıyor ve sistem artık aynı basıncı üretemez hale geliyor. Vites geçişi sertleşiyor çünkü sistem "yeterince" çalışıyor ama "optimum" çalışmıyor.

Bir de şu var: Mercedes fabrika çıkışı şanzıman yağını "ömür boyu" olarak tanımlar. Bu tanım pazarlama dilidir. Gerçek hayatta 60.000 ile 80.000 kilometre arasında değişim şart. Değiştirilmemiş yağ, valf bloğundaki ince kanallarda birikti mi iş değişiyor...

Valf bloğu meselesi ayrı bir konu. Pek çok C Serisi sahibi bunu duymamış bile olabilir ama bu parça şanzımanın beyni gibi çalışıyor. İçindeki solenoid valfler, elektronik sinyallere göre yağ akışını yönlendiriyor ve hangi vitese geçileceğine karar veriyor. Bu valflerden birinin akışı düşerse ya da tepki süresi uzarsa, vites geçişi keskin ve sert hissettiriyor. Vallahi bazen o "tak" sesi tam buradan geliyor.

Friksiyon diskleri de süreci doğrudan etkiliyor. Şanzıman içindeki bu diskler, vitesler arasındaki geçişi yumuşatmak için kademeli olarak baskıya giriyor. Diskler aşındığında bu kademe kaybolur. Sistem ya çok erken ya da çok geç kavrar. İkisi de aynı sonuca çıkıyor: sert, kaba, rahatsız edici bir geçiş. Bunu hisseden sürücü genellikle "vitesler kayıyor" ya da "vites atmıyor" der. Ama asıl sorun kaymak değil, zamanlama bozukluğu.

Elektronik kontrol ünitesi yani TCU da tablonun içinde. Bu ünite, gaz pedalı açıklığını, motor yükünü, araç hızını ve şanzıman sıcaklığını eş zamanlı olarak işliyor. Bunlardan biri yanlış veri gönderirse TCU yanlış karar veriyor. Yanlış karar, sert vites demek. Özellikle soğuk havalarda bu daha belirgin hissediliyor. Araç ısınmadan vitesler sertse bu çoğunlukla normal bir adaptasyon tepkisi. Ama ısındıktan sonra da devam ediyorsa artık başka bir şey var...

Bir de adaptasyon meselesi var ki bunu çoğu kişi atlıyor. Mercedes şanzımanları sürüş alışkanlıklarını öğreniyor. Buna "şanzıman adaptasyonu" ya da "öğrenme parametreleri" deniyor. Uzun süre agresif sürüş yapıldıysa sistem buna göre kendini ayarlamış olabilir. Akü değişimi, ECU sıfırlama ya da uzun süre garajda kalma bu öğrenilmiş verileri silebilir. Sistem sıfırdan öğrenmeye başlar ve bu süreçte geçişler garip hissettirilebilir. Birkaç yüz kilometre içinde düzelir genellikle. Ama düzelmiyorsa...

Hidrolik pompa da göz ardı edilmemeli. Şanzıman içindeki bu pompa, tüm sisteme basınç sağlıyor. Pompa yıprandığında basınç düşüyor. Düşük basınçla çalışan bir şanzıman, vites geçişlerini tamamlamakta zorlanır. Bu durum özellikle yüksek devirlerde ya da ani hızlanmalarda kendini belli eder. Geçiş sertleşir, bazen gecikmeli olur, bazen de araç bir an "boşa düşmüş" gibi hissedilir.

Sonuç olarak şunu söylemek gerekiyor. Bu sorunların büyük çoğunluğu önlenebilir. Şanzıman yağı zamanında değiştirilirse, servis aralıkları atlanmazsa, araç uzun süre soğukta çalıştırılmadan yola çıkılmazsa bu sertleşme ya hiç yaşanmaz ya da çok daha geç gelir. Mercedes C Serisi mühendislik açısından son derece yetenekli bir araç. Ama bu yetenek bakımla beslenmek istiyor. Beslenmezse konuşmaya başlıyor, vitesler aracılığıyla...
 
Geri
Üst