CrimsonFjord
Kayıtlı Kullanıcı
Aracın torpido gözünden bir kağıt çıkartıp baktığında ne yazıyor bilmiyorsun, motoru çalıştırıyorsun, sarı ışık yanıyor, ne yapacağını bilmiyorsun... İşte tam bu noktada çoğu Mercedes sürücüsü panikliyor ve ilk refleks olarak servise koşuyor. Oysa o sarı ışığın arkasında çoğu zaman sadece tıkanmaya başlayan bir DPF var ve bu filtrenin gerçek durumunu anlamak için illa servise gitmen gerekmiyor. Elinde doğru bir diagnostik cihaz varsa ve ne arayacağını biliyorsan, bu işi kendin de halledebilirsin. Tabii önce ne aradığını bilmen lazım.
DPF yani dizel partikül filtresi, egzoz gazlarındaki is ve kurum parçacıklarını tutmak için orada duruyor. Mercedes bunu özellikle Euro 5 ve Euro 6 motorlarında çok ciddiye almış, sistemin içine onlarca sensör gömmüş. Şimdi şöyle düşün: Bu filtre zamanla dolar, dolunca motor kendiliğinden bir temizlik döngüsü başlatır, buna rejenerasyon deniyor. Ama ya bu döngü tamamlanamıyorsa? Ya araç sürekli şehir içi kısa mesafe kullanıyorsa ve egzoz hiç yeterince ısınmıyorsa? O zaman filtre git gide tıkanıyor, basınç farkı artıyor ve motor yönetim sistemi bunu fark edip sana haber veriyor. İşte o an diagnostik cihazın devreye girdiği an.
Diagnostik cihaz seçimi konusunda abi, vallahi burada çok insanın yanlış yaptığını görüyorum. Herhangi bir OBD2 cihazı DPF verilerini görmez. Genel OBD2 protokolü sadece standart hata kodlarını okur ama Mercedes'in kendi içindeki derin verilere erişemez. Bunun için ya Mercedes'e özel bir yazılıma sahip cihaz lazım, ya da en azından Mercedes'i desteklediğini net olarak belirten çok markalı bir araç. İSTA (Integrated Service Technical Application) Mercedes'in kendi resmi teşhis yazılımı ama bunu çalıştırmak için ciddi bir donanım ve lisans gerekiyor. Alternatif olarak Autel, Launch veya Foxwell gibi markalar Mercedes DPF verilerine oldukça iyi erişebiliyor. Hangi cihazı kullandığına göre menüler değişiyor ama aradığın değerler hep aynı.
Cihazı OBD portuna taktıktan sonra, ki bu port genellikle direksiyon altında sol tarafta gizlidir, araç bilgilerini girdikten ya da otomatik tanıtım tamamlandıktan sonra motor yönetim sistemine girmen gerekiyor. Bazı cihazlarda buna ECU ya da Engine Control Module deniyor. Buradan "Live Data" yani canlı veri ekranına geçtiğinde karşına onlarca parametre çıkıyor. Bunların hepsine bakman gerekmiyor, ama birkaç tanesi DPF sağlığı için kritik öneme sahip. İlk bakacağın şey DPF diferansiyel basıncı, yani filtrenin önündeki ve arkasındaki basınç farkı. Bu değer normalde düşük tutulmalı, motor yüksek devirde çalışırken biraz artması normal ama rölantide bile yüksekse filtre tıkanmaya başlamış demek.
Şimdi burada kafaların karıştığı bir nokta var. Diferansiyel basınç tek başına yeterli değil. Çünkü bu değer anlık olarak değişiyor, motor devrine, egzoz sıcaklığına ve araç hızına göre sürekli oynuyor. Bir kere yüksek görmüşsün diye hemen filtre tıkandı diyemezsin. Asıl önemli olan bu değerin trend olarak ne yönde gittiği ve hangi koşullarda ne kadar yükseliyor olduğu. Mesela rölantide 10 mbar'ın altında görüyorsan genel olarak iyi bir işaret. 30-40 mbar'ı geçmeye başlıyorsa dikkat etmek lazım. 80-100 mbar üzerine çıkıyorsa ciddi tıkanma var demek oluyor. Ama bu rakamlar motora ve yıla göre biraz değişiyor, bu yüzden kendi aracının teknik değerlerini de bir yerde teyit etmek iyi olur.
Bir de DPF doluluk yüzdesi var ki bunu da görmek isteyeceksin. Bazı cihazlar bunu direkt yüzde olarak gösteriyor, mesela "DPF Soot Load %47" gibi. Bu değer yüzde 80'in üzerine çıktığında sistem genellikle zorla rejenerasyon moduna geçmeye çalışıyor. Yüzde 100'e yaklaşırsa zaten motor muhtemelen limp mode'a girmiş ya da girmek üzere. Bazı Mercedes modellerinde bu değer gram cinsinden de gösterilebiliyor, yani filtrede ne kadar kurum biriktiği gram bazında hesaplanmış olarak karşına çıkıyor. 20 gramın altı genellikle sorunsuz, 40 gramı geçince iyice dikkat etmek lazım...
Rejenerasyon geçmişine bakmak da çok şey anlatıyor sana. Diagnostik cihazın bu veriyi gösterip göstermediği cihaza göre değişiyor ama iyi bir cihaz son rejenerasyonun ne zaman tamamlandığını, kaç km'de bir rejenerasyon yapıldığını ve toplam kaç kez başarısız rejenerasyon denendiğini gösteriyor. Mesela aracın her 500 km'de bir rejenerasyon yapıyorsa bu normal sayılır, ama her 100 km'de bir rejenerasyon başlatılıp da tamamlanamıyorsa bu çok ciddi bir işaret. Şehir içi kullanım, kısa mesafeler, motor tam ısınmadan kapanan araçlar... Bunların hepsi rejenerasyonu yarıda bırakıyor ve filtre git gide şişiyor.
Egzoz sıcaklık sensörlerini de atlamamak lazım. Mercedes DPF sisteminde genellikle birden fazla sıcaklık sensörü bulunuyor, filtrenin önünde ve arkasında. Bu sensörlerin verdiği değerlere baktığında ön ve arka arasındaki fark sana filtrenin ne kadar ısı emdiğini söylüyor. Rejenerasyon sırasında bu sıcaklıklar 600-650 derece civarına kadar çıkabiliyor, bu normaldir.
DPF yani dizel partikül filtresi, egzoz gazlarındaki is ve kurum parçacıklarını tutmak için orada duruyor. Mercedes bunu özellikle Euro 5 ve Euro 6 motorlarında çok ciddiye almış, sistemin içine onlarca sensör gömmüş. Şimdi şöyle düşün: Bu filtre zamanla dolar, dolunca motor kendiliğinden bir temizlik döngüsü başlatır, buna rejenerasyon deniyor. Ama ya bu döngü tamamlanamıyorsa? Ya araç sürekli şehir içi kısa mesafe kullanıyorsa ve egzoz hiç yeterince ısınmıyorsa? O zaman filtre git gide tıkanıyor, basınç farkı artıyor ve motor yönetim sistemi bunu fark edip sana haber veriyor. İşte o an diagnostik cihazın devreye girdiği an.
Diagnostik cihaz seçimi konusunda abi, vallahi burada çok insanın yanlış yaptığını görüyorum. Herhangi bir OBD2 cihazı DPF verilerini görmez. Genel OBD2 protokolü sadece standart hata kodlarını okur ama Mercedes'in kendi içindeki derin verilere erişemez. Bunun için ya Mercedes'e özel bir yazılıma sahip cihaz lazım, ya da en azından Mercedes'i desteklediğini net olarak belirten çok markalı bir araç. İSTA (Integrated Service Technical Application) Mercedes'in kendi resmi teşhis yazılımı ama bunu çalıştırmak için ciddi bir donanım ve lisans gerekiyor. Alternatif olarak Autel, Launch veya Foxwell gibi markalar Mercedes DPF verilerine oldukça iyi erişebiliyor. Hangi cihazı kullandığına göre menüler değişiyor ama aradığın değerler hep aynı.
Cihazı OBD portuna taktıktan sonra, ki bu port genellikle direksiyon altında sol tarafta gizlidir, araç bilgilerini girdikten ya da otomatik tanıtım tamamlandıktan sonra motor yönetim sistemine girmen gerekiyor. Bazı cihazlarda buna ECU ya da Engine Control Module deniyor. Buradan "Live Data" yani canlı veri ekranına geçtiğinde karşına onlarca parametre çıkıyor. Bunların hepsine bakman gerekmiyor, ama birkaç tanesi DPF sağlığı için kritik öneme sahip. İlk bakacağın şey DPF diferansiyel basıncı, yani filtrenin önündeki ve arkasındaki basınç farkı. Bu değer normalde düşük tutulmalı, motor yüksek devirde çalışırken biraz artması normal ama rölantide bile yüksekse filtre tıkanmaya başlamış demek.
Şimdi burada kafaların karıştığı bir nokta var. Diferansiyel basınç tek başına yeterli değil. Çünkü bu değer anlık olarak değişiyor, motor devrine, egzoz sıcaklığına ve araç hızına göre sürekli oynuyor. Bir kere yüksek görmüşsün diye hemen filtre tıkandı diyemezsin. Asıl önemli olan bu değerin trend olarak ne yönde gittiği ve hangi koşullarda ne kadar yükseliyor olduğu. Mesela rölantide 10 mbar'ın altında görüyorsan genel olarak iyi bir işaret. 30-40 mbar'ı geçmeye başlıyorsa dikkat etmek lazım. 80-100 mbar üzerine çıkıyorsa ciddi tıkanma var demek oluyor. Ama bu rakamlar motora ve yıla göre biraz değişiyor, bu yüzden kendi aracının teknik değerlerini de bir yerde teyit etmek iyi olur.
Bir de DPF doluluk yüzdesi var ki bunu da görmek isteyeceksin. Bazı cihazlar bunu direkt yüzde olarak gösteriyor, mesela "DPF Soot Load %47" gibi. Bu değer yüzde 80'in üzerine çıktığında sistem genellikle zorla rejenerasyon moduna geçmeye çalışıyor. Yüzde 100'e yaklaşırsa zaten motor muhtemelen limp mode'a girmiş ya da girmek üzere. Bazı Mercedes modellerinde bu değer gram cinsinden de gösterilebiliyor, yani filtrede ne kadar kurum biriktiği gram bazında hesaplanmış olarak karşına çıkıyor. 20 gramın altı genellikle sorunsuz, 40 gramı geçince iyice dikkat etmek lazım...
Rejenerasyon geçmişine bakmak da çok şey anlatıyor sana. Diagnostik cihazın bu veriyi gösterip göstermediği cihaza göre değişiyor ama iyi bir cihaz son rejenerasyonun ne zaman tamamlandığını, kaç km'de bir rejenerasyon yapıldığını ve toplam kaç kez başarısız rejenerasyon denendiğini gösteriyor. Mesela aracın her 500 km'de bir rejenerasyon yapıyorsa bu normal sayılır, ama her 100 km'de bir rejenerasyon başlatılıp da tamamlanamıyorsa bu çok ciddi bir işaret. Şehir içi kullanım, kısa mesafeler, motor tam ısınmadan kapanan araçlar... Bunların hepsi rejenerasyonu yarıda bırakıyor ve filtre git gide şişiyor.
Egzoz sıcaklık sensörlerini de atlamamak lazım. Mercedes DPF sisteminde genellikle birden fazla sıcaklık sensörü bulunuyor, filtrenin önünde ve arkasında. Bu sensörlerin verdiği değerlere baktığında ön ve arka arasındaki fark sana filtrenin ne kadar ısı emdiğini söylüyor. Rejenerasyon sırasında bu sıcaklıklar 600-650 derece civarına kadar çıkabiliyor, bu normaldir.