SaffronPendulum
Kayıtlı Kullanıcı
Yola çıkmadan önce telefona bakıyorsun, batarya yüzde altmış beş, hedef iki yüz kırk kilometre uzakta... Vallahi o an midenin bir yere düştüğünü hissediyorsun. Ama Mercedes EQ ailesinde bu his çok farklı bir yere evriliyor çünkü araç sana daha sen sormadan konuşmaya başlıyor.
MBUX navigasyon sistemini açtığında, yani o büyük dokunmatik ekrana hedefini girdiğinde, araç arka planda sessizce bir hesap yapıyor. Mevcut batarya seviyesine bakıyor, dışarının sıcaklığını ölçüyor, yolun eğimini analiz ediyor, hava direncini hesaba katıyor. Bütün bunları yaparken sen sadece "Tamam, Ankara" diyorsun.
Şarj rotası oluşturmak için önce MBUX ekranında navigasyona girmek gerekiyor. Oradan "Şarj Planlaması" seçeneğini bulmak lazım ki bu seçenek araçtan araca biraz farklı konumlanabiliyor, kimisinde doğrudan navigasyon menüsünde, kimisinde enerji yönetimi altında. EQS'te ekranın sol köşesindeki enerji simgesine dokunduğunda açılıyor mesela. EQA'da ise navigasyon hedefini girdikten sonra sistem kendiliğinden devreye giriyor...
Araç şarj noktalarını seçerken önceliği Mercedes me Charge ağına veriyor. Bu ağ Avrupa'da iki yüz elli binden fazla noktayı kapsıyor. Türkiye'de ise ZES, Eşarj ve Trugo gibi ağlarla entegrasyon mevcut, ama abi bu entegrasyon bazen tutarsız davranabiliyor, özellikle üçüncü parti ağlarda bilgi güncel olmayabiliyor. Yani sisteme yüzde yüz güvenmek değil, bir de kendin kontrol etmek mantıklı.
Peki sistem hangi şarj istasyonunu seçiyor? Bunu belirleyen birkaç kriter var. Önce mola süresini minimize etmeye çalışıyor, yani seni en az bekletecek hızlı şarj noktasını tercih ediyor. DC hızlı şarj, yani CCS Combo 2 standardı, EQ modellerinde öncelikli. EQS mesela en yüksek yüz seksen beş kilovat şarj gücü alabiliyor bazı versiyonlarda, bu da otuz dakikada yüzde seksen doluluk anlamına geliyor. EQA biraz daha mütevazı, yüz kilovat civarında takılıyor.
Rota üzerindeki şarj duraklarını görmek için ekranda çıkan güzergah çizgisine dokunmak yeterli. Her durak için tahmini varış bataryası, şarj süresi ve ne kadar şarj alman gerektiği yazıyor. Mesela "Bolu'da yüzde otuz sekize düşeceksin, orada yirmi iki dakika şarj yap, Ankara'ya yüzde altmış sekizle ulaşırsın" gibi bir senaryo sunuyor. Bu hesaplamalar gerçek zamanlı trafik verisiyle de güncelleniyor, yani önünde kaza varsa rota değişiyor, şarj planı da değişiyor.
Bir de şunu söylemek lazım, araç sana tamamen dolu gitmeni önermez. Çünkü pili sürekli yüzde yüze taşımak uzun vadede batarya sağlığına iyi gelmiyor. Sistem genellikle varışta yüzde on beş ile yüzde yirmi arasında bir tampon bırakacak şekilde hesap yapıyor. Bu tampon değerini ayarlar menüsünden değiştirebilirsin, ama fabrika ayarı bu şekilde geliyor ve biz bu ayarı bozmamayı tercih ediyoruz açıkçası.
Hava koşulları meselesine de girmek lazım çünkü kış aylarında bu hesaplar ciddi şekilde değişiyor. Eksi on derecede EQ modellerinin menzili yüzde otuz ila kırk oranında düşebiliyor. Sistem bunu biliyor ve soğuk havada şarj duraklarını daha sık planlıyor. Isınma için harcanan enerjiyi de hesaba katıyor, yani sen araçta sıcak otururken navigasyon o ısınma maliyetini çoktan düşmüş oluyor hesaptan.
Mercedes me uygulaması da bu sürecin ayrılmaz bir parçası haline geldi artık. Telefonda rotayı planlayıp araca gönderebiliyorsun, ya da araçta oluşturduğun planı telefona aktarabiliyorsun. Şarj istasyonuna yaklaştığında uygulama seni önceden bilgilendiriyor, hatta bazı istasyonlarda otomatik ödeme başlatılabiliyor. Kart çıkarmak yok, uygulama açmak yok, sadece tak ve bekle...
Türkiye özelinde bir şeyi de paylaşmak istiyoruz. Otoyol şarj altyapısı son iki üç yılda epey gelişti ama hâlâ bazı güzergahlarda sistem seni olmayan ya da arızalı bir istasyona yönlendirebiliyor. Özellikle Anadolu içlerine gidiyorsan rotayı kabul etmeden önce PlugShare veya benzeri bir uygulamadan çift kontrol yapmak iyi oluyor. Bu bir sistem hatası değil, gerçek dünya meselesi yani.
Son olarak şunu da ekleyelim, araç şarj planını oluştururken sürüş stilini de öğreniyor zamanla. Agresif süren biriyle çok sakin süren birinin menzili farklı, sistem bunu öğreniyor ve tahminlerini kişiselleştiriyor. Birkaç uzun yolculuktan sonra hesapların çok daha isabetli hale geldiğini fark edeceksin. Sanki araç seni tanımaya başlıyor gibi...
MBUX navigasyon sistemini açtığında, yani o büyük dokunmatik ekrana hedefini girdiğinde, araç arka planda sessizce bir hesap yapıyor. Mevcut batarya seviyesine bakıyor, dışarının sıcaklığını ölçüyor, yolun eğimini analiz ediyor, hava direncini hesaba katıyor. Bütün bunları yaparken sen sadece "Tamam, Ankara" diyorsun.
Şarj rotası oluşturmak için önce MBUX ekranında navigasyona girmek gerekiyor. Oradan "Şarj Planlaması" seçeneğini bulmak lazım ki bu seçenek araçtan araca biraz farklı konumlanabiliyor, kimisinde doğrudan navigasyon menüsünde, kimisinde enerji yönetimi altında. EQS'te ekranın sol köşesindeki enerji simgesine dokunduğunda açılıyor mesela. EQA'da ise navigasyon hedefini girdikten sonra sistem kendiliğinden devreye giriyor...
Araç şarj noktalarını seçerken önceliği Mercedes me Charge ağına veriyor. Bu ağ Avrupa'da iki yüz elli binden fazla noktayı kapsıyor. Türkiye'de ise ZES, Eşarj ve Trugo gibi ağlarla entegrasyon mevcut, ama abi bu entegrasyon bazen tutarsız davranabiliyor, özellikle üçüncü parti ağlarda bilgi güncel olmayabiliyor. Yani sisteme yüzde yüz güvenmek değil, bir de kendin kontrol etmek mantıklı.
Peki sistem hangi şarj istasyonunu seçiyor? Bunu belirleyen birkaç kriter var. Önce mola süresini minimize etmeye çalışıyor, yani seni en az bekletecek hızlı şarj noktasını tercih ediyor. DC hızlı şarj, yani CCS Combo 2 standardı, EQ modellerinde öncelikli. EQS mesela en yüksek yüz seksen beş kilovat şarj gücü alabiliyor bazı versiyonlarda, bu da otuz dakikada yüzde seksen doluluk anlamına geliyor. EQA biraz daha mütevazı, yüz kilovat civarında takılıyor.
Rota üzerindeki şarj duraklarını görmek için ekranda çıkan güzergah çizgisine dokunmak yeterli. Her durak için tahmini varış bataryası, şarj süresi ve ne kadar şarj alman gerektiği yazıyor. Mesela "Bolu'da yüzde otuz sekize düşeceksin, orada yirmi iki dakika şarj yap, Ankara'ya yüzde altmış sekizle ulaşırsın" gibi bir senaryo sunuyor. Bu hesaplamalar gerçek zamanlı trafik verisiyle de güncelleniyor, yani önünde kaza varsa rota değişiyor, şarj planı da değişiyor.
Bir de şunu söylemek lazım, araç sana tamamen dolu gitmeni önermez. Çünkü pili sürekli yüzde yüze taşımak uzun vadede batarya sağlığına iyi gelmiyor. Sistem genellikle varışta yüzde on beş ile yüzde yirmi arasında bir tampon bırakacak şekilde hesap yapıyor. Bu tampon değerini ayarlar menüsünden değiştirebilirsin, ama fabrika ayarı bu şekilde geliyor ve biz bu ayarı bozmamayı tercih ediyoruz açıkçası.
Hava koşulları meselesine de girmek lazım çünkü kış aylarında bu hesaplar ciddi şekilde değişiyor. Eksi on derecede EQ modellerinin menzili yüzde otuz ila kırk oranında düşebiliyor. Sistem bunu biliyor ve soğuk havada şarj duraklarını daha sık planlıyor. Isınma için harcanan enerjiyi de hesaba katıyor, yani sen araçta sıcak otururken navigasyon o ısınma maliyetini çoktan düşmüş oluyor hesaptan.
Mercedes me uygulaması da bu sürecin ayrılmaz bir parçası haline geldi artık. Telefonda rotayı planlayıp araca gönderebiliyorsun, ya da araçta oluşturduğun planı telefona aktarabiliyorsun. Şarj istasyonuna yaklaştığında uygulama seni önceden bilgilendiriyor, hatta bazı istasyonlarda otomatik ödeme başlatılabiliyor. Kart çıkarmak yok, uygulama açmak yok, sadece tak ve bekle...
Türkiye özelinde bir şeyi de paylaşmak istiyoruz. Otoyol şarj altyapısı son iki üç yılda epey gelişti ama hâlâ bazı güzergahlarda sistem seni olmayan ya da arızalı bir istasyona yönlendirebiliyor. Özellikle Anadolu içlerine gidiyorsan rotayı kabul etmeden önce PlugShare veya benzeri bir uygulamadan çift kontrol yapmak iyi oluyor. Bu bir sistem hatası değil, gerçek dünya meselesi yani.
Son olarak şunu da ekleyelim, araç şarj planını oluştururken sürüş stilini de öğreniyor zamanla. Agresif süren biriyle çok sakin süren birinin menzili farklı, sistem bunu öğreniyor ve tahminlerini kişiselleştiriyor. Birkaç uzun yolculuktan sonra hesapların çok daha isabetli hale geldiğini fark edeceksin. Sanki araç seni tanımaya başlıyor gibi...