OpalCrescendo
Kayıtlı Kullanıcı
Mercedes S Serisi'ni şehir içinde kullananların büyük çoğunluğu, yakıt göstergesinin neden bu kadar hızlı düştüğünü anlayamaz. Anlayamazlar çünkü çoğu zaman yanlış soruyu soruyorlar. "Neden bu kadar çok yakıyor?" diye sormak yerine "Bu araç hangi koşullar için tasarlandı?" diye sormak gerekiyor aslında.
Motorun soğuk çalıştırılması meselesi, göründüğünden çok daha derin bir sorundur. S Serisi'nin V8 ya da V12 motoru çalışma sıcaklığına ulaşmadan önce sistematik olarak zengin karışımla beslenir. Kısa mesafeli şehir içi sürüşlerde motor hiçbir zaman tam ısınma eşiğine ulaşamaz... Ve bu döngü her sabah yeniden başlar. Vallahi insan bunu bir kez anlayınca "tamam, mesele bu muymuş" diye içinden geçiriyor.
Dur-kalk trafiği, bu aracın mühendislik mantığıyla doğrudan çelişir. S Serisi yüksek hızda sabit seyir için optimize edilmiş bir platformdur; bunu söylemek bir eleştiri değil, teknik bir gerçekliktir. Her frenlemede kinetik enerji ısıya dönüşür ve gider. Her yeniden hızlanmada ağır şasi tekrar ivme kazanmak zorunda kalır. Araç 2.000 kilogramın üzerindedir, bu rakamı unutmamak lazım.
Otomatik Start-Stop sistemi kâğıt üzerinde yakıt tasarrufuna hizmet eder. Ancak S Serisi'nin hidrolik süspansiyon sistemi, klima kompresörü ve aktif gürültü yalıtım mekanizmaları motor durduğunda bile enerji tüketmeye devam eder. Sistem çalışıyor görünür ama arka planda pek çok şey sessiz sedasız akar gider. Tasarruf ettiğini sandığın yerde aslında başka bir kalemden harcıyorsundur.
Şehir içi sürüşlerde vites geçişlerinin kalitesi doğrudan tüketimi etkiler, bunu bilen çok az sürücü vardır. 7G-Tronic ya da 9G-Tronic şanzıman, trafik yoğunluğunda sürekli aşağı-yukarı geçiş yapar. Her downshift, motorun devir aralığını değiştirir; her değişim yakıt haritasını yeniden okur. Bu bir kusur değildir, bu bir tercihtir. Konfor öncelikli bir araçta konfor her zaman bir bedel taşır.
Abi, bunu çok az kişi konuşur ama soğuk hava koşullarında S Serisi'nin şehir içi tüketimi yazın aynı güzergâhta ölçülen değerin yüzde on beş ila yirmi üzerine çıkabilir. Motor yağı soğukta viskozitesini korumak için daha fazla enerji harcar. Şanzıman yağı, diferansiyel yağı, direksiyon hidroliği... Hepsi soğukta direnç üretir. Hepsi yakıt olarak geri döner.
Sürücü davranışı belki de en az konuşulan ama en büyük değişkendir. S Serisi'nin gaz pedalı son derece hassas kalibre edilmiştir; hafif bir basış bile motor yönetim birimini yüksek talep moduna geçirebilir. Bunu fark etmeden sürenlerin büyük çoğunluğu aslında her sinyalde, her virajda, her dar sokakta gereksiz yere gaz veriyor... Farkında bile değiller.
Hava sürtünmesi şehir içinde neredeyse hiç hesaba katılmaz, oysa S Serisi'nin geniş gövdesi düşük hızlarda bile ciddi bir sürükleme katsayısı üretir. Otoyolda bu katsayı aerodinamik tasarımla dengelenir. Şehirde ise denge bozulur. Araç adeta havayı keser değil, iter. İki şey aynı gibi görünür ama sonuçları bambaşkadır.
Sonunda şunu söylemek gerekiyor: S Serisi şehir içinde fazla yakıyorsa bu bir arıza değil, bir uyumsuzluktur. Araç yanlış ortamda kullanılıyordur. Bunu kabul etmek zor gelebilir, özellikle bu kadar para ödenmiş bir araç söz konusu olduğunda... Ama mühendislik gerçeği duygusal beklentiyle tartışmaz. Hiç tartışmaz.
Motorun soğuk çalıştırılması meselesi, göründüğünden çok daha derin bir sorundur. S Serisi'nin V8 ya da V12 motoru çalışma sıcaklığına ulaşmadan önce sistematik olarak zengin karışımla beslenir. Kısa mesafeli şehir içi sürüşlerde motor hiçbir zaman tam ısınma eşiğine ulaşamaz... Ve bu döngü her sabah yeniden başlar. Vallahi insan bunu bir kez anlayınca "tamam, mesele bu muymuş" diye içinden geçiriyor.
Dur-kalk trafiği, bu aracın mühendislik mantığıyla doğrudan çelişir. S Serisi yüksek hızda sabit seyir için optimize edilmiş bir platformdur; bunu söylemek bir eleştiri değil, teknik bir gerçekliktir. Her frenlemede kinetik enerji ısıya dönüşür ve gider. Her yeniden hızlanmada ağır şasi tekrar ivme kazanmak zorunda kalır. Araç 2.000 kilogramın üzerindedir, bu rakamı unutmamak lazım.
Otomatik Start-Stop sistemi kâğıt üzerinde yakıt tasarrufuna hizmet eder. Ancak S Serisi'nin hidrolik süspansiyon sistemi, klima kompresörü ve aktif gürültü yalıtım mekanizmaları motor durduğunda bile enerji tüketmeye devam eder. Sistem çalışıyor görünür ama arka planda pek çok şey sessiz sedasız akar gider. Tasarruf ettiğini sandığın yerde aslında başka bir kalemden harcıyorsundur.
Şehir içi sürüşlerde vites geçişlerinin kalitesi doğrudan tüketimi etkiler, bunu bilen çok az sürücü vardır. 7G-Tronic ya da 9G-Tronic şanzıman, trafik yoğunluğunda sürekli aşağı-yukarı geçiş yapar. Her downshift, motorun devir aralığını değiştirir; her değişim yakıt haritasını yeniden okur. Bu bir kusur değildir, bu bir tercihtir. Konfor öncelikli bir araçta konfor her zaman bir bedel taşır.
Abi, bunu çok az kişi konuşur ama soğuk hava koşullarında S Serisi'nin şehir içi tüketimi yazın aynı güzergâhta ölçülen değerin yüzde on beş ila yirmi üzerine çıkabilir. Motor yağı soğukta viskozitesini korumak için daha fazla enerji harcar. Şanzıman yağı, diferansiyel yağı, direksiyon hidroliği... Hepsi soğukta direnç üretir. Hepsi yakıt olarak geri döner.
Sürücü davranışı belki de en az konuşulan ama en büyük değişkendir. S Serisi'nin gaz pedalı son derece hassas kalibre edilmiştir; hafif bir basış bile motor yönetim birimini yüksek talep moduna geçirebilir. Bunu fark etmeden sürenlerin büyük çoğunluğu aslında her sinyalde, her virajda, her dar sokakta gereksiz yere gaz veriyor... Farkında bile değiller.
Hava sürtünmesi şehir içinde neredeyse hiç hesaba katılmaz, oysa S Serisi'nin geniş gövdesi düşük hızlarda bile ciddi bir sürükleme katsayısı üretir. Otoyolda bu katsayı aerodinamik tasarımla dengelenir. Şehirde ise denge bozulur. Araç adeta havayı keser değil, iter. İki şey aynı gibi görünür ama sonuçları bambaşkadır.
Sonunda şunu söylemek gerekiyor: S Serisi şehir içinde fazla yakıyorsa bu bir arıza değil, bir uyumsuzluktur. Araç yanlış ortamda kullanılıyordur. Bunu kabul etmek zor gelebilir, özellikle bu kadar para ödenmiş bir araç söz konusu olduğunda... Ama mühendislik gerçeği duygusal beklentiyle tartışmaz. Hiç tartışmaz.