TurquoiseFjord
Kayıtlı Kullanıcı
Mercedes S Serisi söz konusu olduğunda, şanzıman meselesi hiç de göründüğü kadar basit değil. Bir araç satın alırken çoğu insan motora bakar, tasarıma bakar, iç mekâna hayran olur... ama şanzıman? Oraya pek az kişi odaklanır. Oysa S Serisi'nde o kutunun içinde ne olduğu, sürüşün tamamını belirler.
9G-Tronic ismi duyulduğunda, bilmeyenler için sadece bir teknik terim gibi durur. Ama bu dokuz ileri otomatik şanzıman, Mercedes'in S Serisi'ne özel geliştirdiği, yıllar içinde rafine edilmiş bir mühendislik ürünüdür. Vites geçişlerini hissetmezsiniz. Hissetmemeniz gerekir zaten. Araç sanki tek bir dişli üzerinde sürünüyormuş gibi ilerler, siz de koltuğa gömülürsünüz.
Valla bu şanzımanın en önemli özelliği sadece yumuşaklığı değil. Dokuz ileri olması, motorun her hız aralığında en verimli devir bandında çalışmasını sağlar. Yani hem yakıt tüketimi düşer hem de motor gereksiz yere zorlanmaz. İkisi aynı anda, aynı kutuda...
Hibrit versiyonlara geçince iş biraz daha ilginçleşiyor. S Serisi'nin 48 volt mild hibrit sistemine sahip modellerinde aynı 9G-Tronic şanzıman kullanılır, ancak bu sefer entegre bir elektrik motoru devreye girer. Duruşlarda motor kapanır, kalkışlarda elektrik motoru devreyi alır, şanzıman bunu fark ettirmeden yönetir. Geçiş o kadar pürüzsüzdür ki, bir süre sonra hibrit olduğunu unutursunuz.
Plug-in hibrit olan S 580 e modelinde ise tablo değişir. Buradaki şanzıman sistemi tamamen elektrikli sürüşü de kapsayacak şekilde tasarlanmıştır. Şehir içinde saf elektrikle sürersiniz, otoyola çıkınca benzin motoru devreye girer, şanzıman ikisi arasındaki geçişi neredeyse sihir gibi yönetir. Abi bu araçta vites geçişi aramak boşa kürek çekmek gibi...
AMG versiyonlarında şanzıman hikâyesi bambaşka bir boyut kazanır. S 63 AMG ve S 65 gibi modellerde kullanılan AMG Speedshift MCT 9G şanzıman, aynı 9G-Tronic altyapısından beslenir ama sporcu bir ruhla yeniden yorumlanmıştır. Geleneksel tork konvertörü yerine çok diskli kavrama kullanılır. Vites geçişleri daha keskin, daha ani, daha kararlıdır. Konfor mu istersiniz güç mü diye sormaz; ikisini de verir ama önce gücü...
Manuel mod meselesi de ayrıca konuşulmayı hak ediyor. S Serisi'nin tüm versiyonlarında direksiyon arkasındaki palet vites değiştiriciler mevcuttur. Soldan çekersiniz, aşağı inersiniz; sağdan çekersiniz, yukarı çıkarsınız. Sistem sizi dinler ama bir yere kadar. Devir sınırına yaklaştığınızda ya da güvenlik gerektirdiğinde kendi kararını alır. Çünkü bu araç size saygı duyar ama sizi de korur.
Sürüş modları şanzımanı doğrudan etkiler, bu çok bilinmez. Eco modunda seçtiğinizde şanzıman olabildiğince erken yukarı vites yapar, motoru düşük devirde tutar. Comfort'ta daha yukarıda tutar, Sport'ta ise vites geçişleri geciktirilir, motor daha yüksek devirde çalışmaya devam eder. Aynı şanzıman, farklı bir karakter...
Billahi, S Serisi'ni test sürüşüne çıkardığınızda bütün bu teknik detaylar bir anda soyutlaşır. Hissettikleriniz kalır. Gaz pedalına bastığınızda araç size bir şey söyler, o şeyi söyleyen şanzımandır. Yumuşak mı konuşur sert mi konuşur, bu tercih sizin. Ama her durumda konuşur.
Son olarak şunu söylemek gerekir; S Serisi'nde şanzıman seçimi aslında model seçimiyle başlar. Hangi motoru, hangi versiyonu aldığınız, şanzımanı da belirler. Bu yüzden sadece dış görünüşe ya da iç mekâna bakarak karar vermeyin. Altında ne döndüğüne de bir bakın. Çünkü o kutunun içindeki her dişli, sürüşünüzü sessizce şekillendirir.
9G-Tronic ismi duyulduğunda, bilmeyenler için sadece bir teknik terim gibi durur. Ama bu dokuz ileri otomatik şanzıman, Mercedes'in S Serisi'ne özel geliştirdiği, yıllar içinde rafine edilmiş bir mühendislik ürünüdür. Vites geçişlerini hissetmezsiniz. Hissetmemeniz gerekir zaten. Araç sanki tek bir dişli üzerinde sürünüyormuş gibi ilerler, siz de koltuğa gömülürsünüz.
Valla bu şanzımanın en önemli özelliği sadece yumuşaklığı değil. Dokuz ileri olması, motorun her hız aralığında en verimli devir bandında çalışmasını sağlar. Yani hem yakıt tüketimi düşer hem de motor gereksiz yere zorlanmaz. İkisi aynı anda, aynı kutuda...
Hibrit versiyonlara geçince iş biraz daha ilginçleşiyor. S Serisi'nin 48 volt mild hibrit sistemine sahip modellerinde aynı 9G-Tronic şanzıman kullanılır, ancak bu sefer entegre bir elektrik motoru devreye girer. Duruşlarda motor kapanır, kalkışlarda elektrik motoru devreyi alır, şanzıman bunu fark ettirmeden yönetir. Geçiş o kadar pürüzsüzdür ki, bir süre sonra hibrit olduğunu unutursunuz.
Plug-in hibrit olan S 580 e modelinde ise tablo değişir. Buradaki şanzıman sistemi tamamen elektrikli sürüşü de kapsayacak şekilde tasarlanmıştır. Şehir içinde saf elektrikle sürersiniz, otoyola çıkınca benzin motoru devreye girer, şanzıman ikisi arasındaki geçişi neredeyse sihir gibi yönetir. Abi bu araçta vites geçişi aramak boşa kürek çekmek gibi...
AMG versiyonlarında şanzıman hikâyesi bambaşka bir boyut kazanır. S 63 AMG ve S 65 gibi modellerde kullanılan AMG Speedshift MCT 9G şanzıman, aynı 9G-Tronic altyapısından beslenir ama sporcu bir ruhla yeniden yorumlanmıştır. Geleneksel tork konvertörü yerine çok diskli kavrama kullanılır. Vites geçişleri daha keskin, daha ani, daha kararlıdır. Konfor mu istersiniz güç mü diye sormaz; ikisini de verir ama önce gücü...
Manuel mod meselesi de ayrıca konuşulmayı hak ediyor. S Serisi'nin tüm versiyonlarında direksiyon arkasındaki palet vites değiştiriciler mevcuttur. Soldan çekersiniz, aşağı inersiniz; sağdan çekersiniz, yukarı çıkarsınız. Sistem sizi dinler ama bir yere kadar. Devir sınırına yaklaştığınızda ya da güvenlik gerektirdiğinde kendi kararını alır. Çünkü bu araç size saygı duyar ama sizi de korur.
Sürüş modları şanzımanı doğrudan etkiler, bu çok bilinmez. Eco modunda seçtiğinizde şanzıman olabildiğince erken yukarı vites yapar, motoru düşük devirde tutar. Comfort'ta daha yukarıda tutar, Sport'ta ise vites geçişleri geciktirilir, motor daha yüksek devirde çalışmaya devam eder. Aynı şanzıman, farklı bir karakter...
Billahi, S Serisi'ni test sürüşüne çıkardığınızda bütün bu teknik detaylar bir anda soyutlaşır. Hissettikleriniz kalır. Gaz pedalına bastığınızda araç size bir şey söyler, o şeyi söyleyen şanzımandır. Yumuşak mı konuşur sert mi konuşur, bu tercih sizin. Ama her durumda konuşur.
Son olarak şunu söylemek gerekir; S Serisi'nde şanzıman seçimi aslında model seçimiyle başlar. Hangi motoru, hangi versiyonu aldığınız, şanzımanı da belirler. Bu yüzden sadece dış görünüşe ya da iç mekâna bakarak karar vermeyin. Altında ne döndüğüne de bir bakın. Çünkü o kutunun içindeki her dişli, sürüşünüzü sessizce şekillendirir.