Mercedes polen filtresi neden düzenli değiştirilmelidir?

OpalCrescendo

Kayıtlı Kullanıcı
Geçen kış bir müşterim arabasından iner inmez öksürmeye başladı. "Abi" dedi, "her sabah işe giderken boğazım yanıyor, evde iyiyim ama arabaya binince..." Cümleyi bitiremedi bile. Mercedes'in torpido gözünü açtım, filtre çıktı. Siyah mıydı? Değildi. Daha kötüydü. Küf tutmuştu. İçinde ne olduğunu sormayın.

Polen filtresi denen şey aslında çok mütevazı bir parça. Küçük, sıradan, kimsenin fark etmediği türden. Ama o küçük parça olmasa arabanın içine ne giriyor biliyor musunuz? Yol tozu, egzoz gazı partikülleri, ağaç poleni, mantar sporları, hatta bazen böcek kalıntıları... Hepsi doğrudan ciğerlerinize. Mercedes'in mühendisleri bu filtreyi öyle bir yere koymuş ki gözden uzak, akıldan uzak. Değiştirilmediğinde de kimse fark etmiyor, ta ki bir şeyler ters gidene kadar.

Vallahi adam "arabam klima yapmıyor" diye gelir, biz filtreyi çıkarırız, taş gibi tıkanmış. Klimanın suçu yok ki. Hava geçemiyor içeriden, sistem boşa çalışıyor, motor zorlanıyor, yakıt tüketimi artıyor. Bir filtre yüzünden. Tek bir filtre. Bunları söyleyince insanlar inanmıyor ama bu böyle.

Mercedes araçlarında, özellikle E Serisi ve C Serisi modellerde, kabin filtresi genellikle torpido arkasına ya da motor bölmesinin alt kısmına yerleştirilmiş. Erişimi kolay değil, bu yüzden çoğu zaman periyodik bakımlarda atlanıyor. Servis görevlisi bazen unutuyor, bazen "bu seferlik geçelim" diyor. Ama o "bu seferlik" altı ay sonra bir şikâyete dönüşüyor...

Bir düşünün. Arabanın içindeki hava hacmi oldukça küçük. Dışarıdan gelen kirli hava o küçük hacimde dönüp duruyor. Filtre tıkandığında sistem dışarıdan hava çekemiyor, içerdeki havayı defalarca devridaim ettiriyor. Küf kokusu, eski hava hissi, sabah işe giderken gelen o baş ağrısı... Hepsinin sebebi bu olabilir. Olmayabilir de, ama çoğu zaman öyle.

Abi, Mercedes deyince insanlar "o araçlar sağlamdır, bakım istemez" diyor. Tam tersi. Kaliteli araç daha hassas parçalar demek, daha hassas parçalar daha dikkatli bakım demek. Polen filtresi için üretici genellikle 15.000 ile 20.000 kilometre arasını öneriyor ama bu rakam ortalama. İstanbul trafiğinde, kalabalık yollarda, inşaat bölgelerinden geçen biri için bu süre çok daha kısa tutulmalı. Yıllık 10.000 kilometre yapan biri bile yılda bir mutlaka değiştirmeli.

Çocuğu olan aileler için bu konu biraz daha ağır. Küçük çocukların solunum yolları yetişkinlere göre çok daha hassas. Araba içinde geçirilen zaman, özellikle şehir içi trafikte saatleri buluyor. O süre boyunca nefes aldıkları havanın kalitesi... düşünmek bile istemiyorum açıkçası. Ama düşünmek gerekiyor.

Filtre değişimi pahalı bir iş değil. Orjinal Mercedes filtresi bile makul bir fiyata bulunuyor, takması on beş dakika. Ama o on beş dakika ve o küçük maliyet, aylar boyunca temiz hava demek. Klima verimliliği demek. Yakıt tasarrufu demek. Ve belki de o kronik baş ağrısının sona ermesi demek.

Şunu da söyleyeyim, aftermarket filtreler konusunda dikkatli olun. Her ucuz filtre aynı değil. Bazıları görünürde filtre ama aslında ince bir bez parçasından ibaret. Mercedes gibi araçlar için mümkünse orijinal ya da en azından kaliteli bir muadil tercih edin. Filtrenin içindeki aktif karbon tabakası önemli, o tabaka olmadan gaz filtrasyonu olmuyor, sadece toz tutuluyor.

O müşteri bir hafta sonra aradı. "Abi" dedi, "sabahları artık öksürmüyorum." Başka bir şey söylemedi. Söylemesine gerek de yoktu.
 
Geri
Üst