SaffronPeony
Kayıtlı Kullanıcı
Yaz ortasında bir Mercedes'in kliması aniden soğutmayı kesince, sürücünün aklına ilk gelen şey genellikle gaz bitmesi olur. Ama iş çoğu zaman o kadar basit değildir...
Evaporatör denen parça, aslında klimanın görünmeyen kahramanıdır. Motorun altında falan değil, torpido arkasında, göremeyeceğin bir yerde oturur. Soğuk havanın üretildiği, nemin tutulduğu, kısacası serinliğin doğduğu yer orasıdır. Ve bir gün sessiz sedasız çalışmayı bırakır.
Abi, araçta tatlı ama aynı zamanda küf gibi bir koku varsa... o kokuyu bir kez aldıktan sonra unutamazsın. Evaporatör yüzeyinde biriken nem zamanla mantar ve bakteri yuvası haline gelir. Klima çalışıyor gibi görünür, hava üfler, ama içeri giren o kokuyla insan zehirleniyor neredeyse. Bu durum değişimin ilk işaretlerinden biridir; ama çoğu kişi bunu "klima kokusu" diye geçiştirir, yıllarca sürünür.
Soğutma tamamen kesilmişse mesele başkadır. Gaz doldurulmuş, filtre değiştirilmiş, kompresör kontrol edilmiş ama yine de soğutma yok... İşte o noktada teknisyen elini torpidoya götürmek zorunda kalır. Evaporatör üzerinde oluşan buz tabakası, hava geçişini tamamen tıkayabilir. Sistem çalışıyordur aslında, ama hava geçemez. Buz eritilince geçici rahatlama olur, bir süre sonra yine aynı tablo.
Mercedes'lerin özellikle 2005-2015 arası bazı modellerinde evaporatör kaçağı ciddi bir sorun olarak belgelenmiştir. Vallahi bu marka için söylemek zor ama öyle... C Serisi ve E Serisi bu konuda özellikle öne çıkar. Soğutucu gaz sürekli eksiliyorsa, görünür bir boru hasarı yoksa, kompresör sağlamsa; kaçak büyük ihtimalle evaporatörden geliyordur. UV boyası ya da dedektörle tespit edilir ama çoğu zaman parçanın fiziksel muayenesi şart olur.
Bir de şöyle bir durum var: Ayak bölgesinde, yolcu tarafında nem ya da su birikintisi fark edilir bazen. İnsanlar bunu klima drenaj borusuna bağlar hemen, ki bazen öyledir de. Ama drenaj borusu tıkansa bile bu kadar su birikmez genellikle. Evaporatörün kendisi çatladığında ya da contası bozulduğunda su direkt kabin içine akar. Koltuk altı ıslanır, halı kurumaz, araçta nem kokusu hiç gitmez...
Değişim kararı verilince iş kolayca bitmiyor. Mercedes'lerde evaporatör, torpido tamamen söküldükten sonra erişilebilir bir yerdedir. Yani bu iş saatlerle değil, günlerle ölçülür. Deneyimli bir atölyede bile 6-8 saat sürer; acemi ellerde bu süre uzar, risk de büyür. O yüzden bu işi "bilir kişiye" götürmek lafın gelişi değil, gerçek bir uyarıdır.
Sıcak hava üflemesi de evaporatör arızasının belirtisi olabilir. Klima açık, fan çalışıyor ama içeriden sıcak ya da ılık hava geliyor... Kompresör devreye girmiyor gibi bir his. Bazen kompresör gerçekten devre dışı kalır, ama bazen de evaporatör sensörü bozulmuştur. Sistem sensörden yanlış sinyal alır, kompresörü çalıştırmaz. Bu sensör evaporatörün üzerinde oturur, değiştirilmesi için yine aynı yol izlenir.
Kısacası bu parça, kendini belli etmeden uzun süre hasar biriktirir. Koku, su, yetersiz soğutma, sensör arızası... bunların hepsi ayrı ayrı başka şeylere de işaret edebilir. Ama bir Mercedes'te bu belirtilerin ikisi üçü bir arada görülüyorsa, evaporatör değişimi artık ertelenecek bir iş değildir.
Evaporatör denen parça, aslında klimanın görünmeyen kahramanıdır. Motorun altında falan değil, torpido arkasında, göremeyeceğin bir yerde oturur. Soğuk havanın üretildiği, nemin tutulduğu, kısacası serinliğin doğduğu yer orasıdır. Ve bir gün sessiz sedasız çalışmayı bırakır.
Abi, araçta tatlı ama aynı zamanda küf gibi bir koku varsa... o kokuyu bir kez aldıktan sonra unutamazsın. Evaporatör yüzeyinde biriken nem zamanla mantar ve bakteri yuvası haline gelir. Klima çalışıyor gibi görünür, hava üfler, ama içeri giren o kokuyla insan zehirleniyor neredeyse. Bu durum değişimin ilk işaretlerinden biridir; ama çoğu kişi bunu "klima kokusu" diye geçiştirir, yıllarca sürünür.
Soğutma tamamen kesilmişse mesele başkadır. Gaz doldurulmuş, filtre değiştirilmiş, kompresör kontrol edilmiş ama yine de soğutma yok... İşte o noktada teknisyen elini torpidoya götürmek zorunda kalır. Evaporatör üzerinde oluşan buz tabakası, hava geçişini tamamen tıkayabilir. Sistem çalışıyordur aslında, ama hava geçemez. Buz eritilince geçici rahatlama olur, bir süre sonra yine aynı tablo.
Mercedes'lerin özellikle 2005-2015 arası bazı modellerinde evaporatör kaçağı ciddi bir sorun olarak belgelenmiştir. Vallahi bu marka için söylemek zor ama öyle... C Serisi ve E Serisi bu konuda özellikle öne çıkar. Soğutucu gaz sürekli eksiliyorsa, görünür bir boru hasarı yoksa, kompresör sağlamsa; kaçak büyük ihtimalle evaporatörden geliyordur. UV boyası ya da dedektörle tespit edilir ama çoğu zaman parçanın fiziksel muayenesi şart olur.
Bir de şöyle bir durum var: Ayak bölgesinde, yolcu tarafında nem ya da su birikintisi fark edilir bazen. İnsanlar bunu klima drenaj borusuna bağlar hemen, ki bazen öyledir de. Ama drenaj borusu tıkansa bile bu kadar su birikmez genellikle. Evaporatörün kendisi çatladığında ya da contası bozulduğunda su direkt kabin içine akar. Koltuk altı ıslanır, halı kurumaz, araçta nem kokusu hiç gitmez...
Değişim kararı verilince iş kolayca bitmiyor. Mercedes'lerde evaporatör, torpido tamamen söküldükten sonra erişilebilir bir yerdedir. Yani bu iş saatlerle değil, günlerle ölçülür. Deneyimli bir atölyede bile 6-8 saat sürer; acemi ellerde bu süre uzar, risk de büyür. O yüzden bu işi "bilir kişiye" götürmek lafın gelişi değil, gerçek bir uyarıdır.
Sıcak hava üflemesi de evaporatör arızasının belirtisi olabilir. Klima açık, fan çalışıyor ama içeriden sıcak ya da ılık hava geliyor... Kompresör devreye girmiyor gibi bir his. Bazen kompresör gerçekten devre dışı kalır, ama bazen de evaporatör sensörü bozulmuştur. Sistem sensörden yanlış sinyal alır, kompresörü çalıştırmaz. Bu sensör evaporatörün üzerinde oturur, değiştirilmesi için yine aynı yol izlenir.
Kısacası bu parça, kendini belli etmeden uzun süre hasar biriktirir. Koku, su, yetersiz soğutma, sensör arızası... bunların hepsi ayrı ayrı başka şeylere de işaret edebilir. Ama bir Mercedes'te bu belirtilerin ikisi üçü bir arada görülüyorsa, evaporatör değişimi artık ertelenecek bir iş değildir.