Otomobil sigortası neden sürekli atar?

CrimsonFjord

Kayıtlı Kullanıcı
Geçen yıl sigorta yenileme zamanı geldiğinde şaşırmıştım. Bir önceki yıldan yüzde otuz fazla bir rakam çıkmıştı karşıma. Kaza yapmamıştım, ceza yememştim, arabam aynı arabaydı. Yine de fiyat fırlamıştı. Ve bu sadece benim başıma gelen bir şey değil, abi vallahi neredeyse herkesin şikayeti bu.

Sigorta şirketleri aslında bireysel sürücünün geçmişine değil, havuzun genel davranışına bakıyor. Sen hiç kaza yapmasan bile, senin yaş grubun, senin bölgen, senin araç sınıfın geçen yıl çok hasar ürettiyse... sen de o havuzun içindesin. Aktüerya denen hesap bilimi tam olarak bunu yapıyor, geçmiş verileri alıyor, geleceği tahmin ediyor, fiyatı ona göre koyuyor. Bireysel adaletsizlik gibi hissettiriyor ama sistem böyle çalışıyor.

Enflasyon meselesi de cabası. Araç parçaları ithal, işçilik maliyeti yükseliyor, oto servislerinin saatlik ücretleri artıyor. Bir tampon boyası geçen yıl bin liraydı, bu yıl iki bin beş yüz... Sigorta şirketi hasar öderken bu fiyatları ödemek zorunda. Dolayısıyla prim hesabı da o maliyetlere göre revize ediliyor. Kaçış yok.

Aracın yaşlandıkça değer kaybettiğini biliyoruz ama bu her zaman primi düşürmüyor. Aksine, eski araçlarda yedek parça bulmak zorlaşıyor, bakımsız araçlarda hasar riski artıyor. Sigorta şirketi eski bir araç görünce "bu ucuz" demiyor, "bu sorunlu olabilir" diyor. İki zıt beklenti çarpışıyor işte tam orada.

Bölge faktörü de düşündüğünden çok daha belirleyici. İstanbul gibi yoğun trafiğin, dar sokakların, sık park kazalarının yaşandığı bir şehirde sigorta priminin daha yüksek olması tesadüf değil. Hasar sıklığı gerçekten farklı. Sigorta şirketi sana kişisel bir şey yapmıyor, coğrafi istatistiklere bakıyor. Ama sonuç seni etkiliyor, bu da ayrı bir gerçek.

Hasar geçmişi meselesi ise biraz daha karmaşık... Kaza yaptığında bazen "sigortaya bildirmesem mi" diye düşünürsün. Çünkü bildirince prim artacak diye korkarısın. Bu korku tamamen yersiz değil, gerçekten bazen prim artıyor. Ama bildirmeden uzun vadede daha büyük bir mali riskle karşılaşabilirsin. İkisi arasındaki denge, hasarın büyüklüğüne ve şirketin politikasına göre değişiyor.

Araç değişikliği de tetikleyici oluyor çoğu zaman. Küçük bir arabadan SUV'a geçtiysen, sigorta şirketi hem aracın piyasa değerini hem de istatistiksel hasar profilini yeniden hesaplıyor. SUV'lar daha büyük hasar üretiyor mu? Veriler öyle söylüyor. Doğru mu yanlış mı, tartışılır ama şirket veriye göre hareket ediyor.

Bir de şunu söyleyeyim, sigorta şirketleri arasındaki rekabet Türkiye'de zaman zaman çok sert oluyor. Bir şirket fiyatı çok düşük tutunca hasar karşılayamıyor, zarar ediyor, sonra ya piyasadan çekiliyor ya da bir anda fiyatı sert artırıyor. Geçmişte bunu yaşadık. Çok ucuz bir teklif gördüğünde sevinmek yerine bir an duraksaman gerekiyor belki...

Sonuç olarak bu fiyat artışları tamamen keyfi değil ama tamamen adil de değil. Sistemin içinde hem matematiksel bir mantık var hem de bireysel kullanıcıyı görmezden gelen bir kitlesellik. Billahi, her yıl yenileme ekranını açtığında öfkelenmek anlaşılır bir tepki. Ama ne olduğunu bilmek en azından o öfkeyi biraz daha yönetilebilir kılıyor.
 
Geri
Üst