OpalCadence
Kayıtlı Kullanıcı
Araç bir yerden sonra konuşmaya başlar. Ses çıkarır, titrer, garip hissettirmeye başlar. Mercedes'lerde bu konuşmanın en sık dile geldiği yerlerden biri şanzıman takozudur. Çoğu sürücü bunu fark etmez. Ya da fark eder de başka bir şeye yorar.
Vites değiştirirken hafif bir sarsıntı olur. İlk başta görmezden gelirsin. "Yol bozuktu" dersin, "soğuktu" dersin. Ama o sarsıntı her gün biraz daha kendini hatırlatmaya başlar...
Motor boştayken tuhaf bir titreşim gelir kabin içine. Sadece direksiyonda değil, sanki tüm araç hafifçe titriyor gibi. Bu his şanzıman takozunun yorulduğunun ilk işaretlerinden biridir. Yeni araçlarda bu his neredeyse hiç olmaz. Ama belirli bir kilometrenin üstündeki Mercedes'lerde abi, bu titreşim kendiliğinden geçmiyor.
Takoz yıprandığında motor gereğinden fazla hareket etmeye başlar. Normalde motor yerinde durmalı. Sabit kalmalı. Ama takoz işlevini yitirince motor her ivmelenme ve yavaşlamada öne arkaya sallanır. Bunu hissetmek için mühendis olmak gerekmiyor. Gazı aniden basınca ya da bırakınca araç içinde hafif bir "dunk" sesi duyulur. İşte o ses...
Vites geçişleri de bozulur bir noktadan sonra. Düzgün geçmesi gereken vitesler gecikmeli çalışır gibi hissettirmeye başlar. Sürücü bunu çoğunlukla şanzımana bağlar. Haklı da sayılır aslında. Ama bazen sorun şanzımanın kendinde değil, onu tutan takozlardadır. Vallahi bu iki şeyi birbirinden ayırt etmek için biraz deneyim gerekiyor.
Egzoz sesi de değişir. Düşük devirlerde motor sesi kabine daha fazla sızmaya başlar. Ses yalıtımı bozulmamıştır. Ama motor titreşimi artık daha doğrudan şasiye iletilmektedir. Kulak bunu bir yerden sonra ayırt eder. Farkında olmadan "araç eskidi" diye düşünürsün ama aslında sadece bir takoz konuşuyor.
Görsel muayene de çok şey söyler. Araç kaldırıldığında şanzıman takozuna bakılır. Çatlak, eğrilme ya da kauçukta dağılma varsa takoz ömrünü tamamlamıştır. Bazen takozun üzerinde yağ birikimi olur. Bu da ayrı bir işaret. Yağ içine sızdığında kauçuk zamanla sertleşir ya da tam tersi aşırı yumuşar. Her iki durumda da takoz artık görevini yapamaz.
Mercedes'lerde bu arıza genellikle 150 bin ile 250 bin kilometre arasında kendini gösterir. Ama bu kesin bir rakam değil. Kullanım şekli, yol koşulları, bakım geçmişi her şeyi değiştirir. Şehir içi sürüşlerde daha erken bozulabilir. Uzun yol araçlarında daha geç...
Şanzıman takozunu ihmal etmek başka şeyleri de tetikler. Motor bağlantıları zorlanır. Aktarma organları zamanla etkilenir. Küçük bir takoz meselesi büyük bir onarıma dönüşebilir. Bunu söylemek gerekiyor çünkü çoğu sürücü bu parçanın ne kadar kritik olduğunu geç anlıyor.
Bir Mercedes sahibi olarak aracını tanıması gerekir. Her ses bir şey anlatır. Her titreşimin bir kaynağı vardır. Şanzıman takozunu erken fark etmek hem cüzdanı hem de aracı korur. Bazen en önemli onarımlar en sessiz belirtilerle başlar.
Vites değiştirirken hafif bir sarsıntı olur. İlk başta görmezden gelirsin. "Yol bozuktu" dersin, "soğuktu" dersin. Ama o sarsıntı her gün biraz daha kendini hatırlatmaya başlar...
Motor boştayken tuhaf bir titreşim gelir kabin içine. Sadece direksiyonda değil, sanki tüm araç hafifçe titriyor gibi. Bu his şanzıman takozunun yorulduğunun ilk işaretlerinden biridir. Yeni araçlarda bu his neredeyse hiç olmaz. Ama belirli bir kilometrenin üstündeki Mercedes'lerde abi, bu titreşim kendiliğinden geçmiyor.
Takoz yıprandığında motor gereğinden fazla hareket etmeye başlar. Normalde motor yerinde durmalı. Sabit kalmalı. Ama takoz işlevini yitirince motor her ivmelenme ve yavaşlamada öne arkaya sallanır. Bunu hissetmek için mühendis olmak gerekmiyor. Gazı aniden basınca ya da bırakınca araç içinde hafif bir "dunk" sesi duyulur. İşte o ses...
Vites geçişleri de bozulur bir noktadan sonra. Düzgün geçmesi gereken vitesler gecikmeli çalışır gibi hissettirmeye başlar. Sürücü bunu çoğunlukla şanzımana bağlar. Haklı da sayılır aslında. Ama bazen sorun şanzımanın kendinde değil, onu tutan takozlardadır. Vallahi bu iki şeyi birbirinden ayırt etmek için biraz deneyim gerekiyor.
Egzoz sesi de değişir. Düşük devirlerde motor sesi kabine daha fazla sızmaya başlar. Ses yalıtımı bozulmamıştır. Ama motor titreşimi artık daha doğrudan şasiye iletilmektedir. Kulak bunu bir yerden sonra ayırt eder. Farkında olmadan "araç eskidi" diye düşünürsün ama aslında sadece bir takoz konuşuyor.
Görsel muayene de çok şey söyler. Araç kaldırıldığında şanzıman takozuna bakılır. Çatlak, eğrilme ya da kauçukta dağılma varsa takoz ömrünü tamamlamıştır. Bazen takozun üzerinde yağ birikimi olur. Bu da ayrı bir işaret. Yağ içine sızdığında kauçuk zamanla sertleşir ya da tam tersi aşırı yumuşar. Her iki durumda da takoz artık görevini yapamaz.
Mercedes'lerde bu arıza genellikle 150 bin ile 250 bin kilometre arasında kendini gösterir. Ama bu kesin bir rakam değil. Kullanım şekli, yol koşulları, bakım geçmişi her şeyi değiştirir. Şehir içi sürüşlerde daha erken bozulabilir. Uzun yol araçlarında daha geç...
Şanzıman takozunu ihmal etmek başka şeyleri de tetikler. Motor bağlantıları zorlanır. Aktarma organları zamanla etkilenir. Küçük bir takoz meselesi büyük bir onarıma dönüşebilir. Bunu söylemek gerekiyor çünkü çoğu sürücü bu parçanın ne kadar kritik olduğunu geç anlıyor.
Bir Mercedes sahibi olarak aracını tanıması gerekir. Her ses bir şey anlatır. Her titreşimin bir kaynağı vardır. Şanzıman takozunu erken fark etmek hem cüzdanı hem de aracı korur. Bazen en önemli onarımlar en sessiz belirtilerle başlar.