SaffronPendulum
Kayıtlı Kullanıcı
Bir S Serisi alırken insanın aklına ilk gelen şey prestij oluyor, doğal olarak. Ama bir süre sonra o büyük arabanın her ay sana ne kadara patladığını görünce insan biraz durup düşünmeye başlıyor. Hangi motor, nasıl kullanım, gerçekten fark yapar mı diye. Vallahi yapar, hem de sandığından çok daha fazla.
Mercedes S Serisi deyince akla hemen W223 geliyor şu sıralar. Bu nesilde benzinli, dizel ve hibrit seçenekler var ve aralarındaki fark sadece teknik kâğıt üzerinde kalmıyor, cüzdanına kadar yansıyor. S 350 d dediğin dizel seçenek mesela, şehir içinde bile 100 kilometrede 8-9 litreye kadar düşebiliyor doğru kullanımda. Bu, o arabanın boyutunu ve ağırlığını düşününce gerçekten küçümsenmeyecek bir rakam. Aynı koşullarda S 500 benzinliye binersen, o rakamın neredeyse iki katını görürsün kolayca.
Ama işte burada şunu sormak lazım: sen bu arabayı ağırlıklı olarak nerede kullanıyorsun? Şehir içi ve uzun yol tamamen farklı bir denklem kuruyor. Dizel motorlar uzun yolda nefes alır, devir düşük kalır, tüketim makul seviyelerde seyreder. Ama şehir içinde sürekli dur-kalk yapıyorsan, dizel de o kadar masum kalmıyor. Yine de benzinlinin yanında çok daha iyi bir performans sergiliyor, bunu da söylemek lazım.
S 400 d dört silindirli dizel seçenek var ya, abi o motor gerçekten ilginç bir yerde duruyor. Altı silindirli S 350 d kadar güçlü değil, ama yakıt tüketiminde ciddi bir avantaj sunuyor. Özellikle şehir içi ağırlıklı kullananlara bu motor çok daha mantıklı gelebilir. Tabi S Serisi gibi bir araçta dört silindirli motor biraz tuhaf hissettiriyor başta, insan alışıyor zamanla ama...
Hibrit seçeneklere gelince, S 580 e plug-in hibrit mesela, kısa mesafelerde tamamen elektrikle gidebiliyorsun. Şarj imkânın varsa ve günlük kullanımın 50-60 kilometreyi geçmiyorsa, bu araçla ayda benzin masrafını neredeyse sıfıra yakın tutabilirsin. Ama şarj etmezsen, yani arabayı sadece benzinli gibi kullanırsan, o zaman ağır batarya yüküyle hem tüketim artar hem de o "ekonomik" dediğin şey tamamen havada kalır. Yani hibrit seçeneği bir alışkanlık meselesi, bir yaşam tarzı meselesi aslında.
Türkiye'deki yakıt fiyatlarını da hesaba katmak gerekiyor tabii. Dizel ile benzin arasındaki litre farkı değişiyor dönem dönem, ama genellikle dizel biraz daha avantajlı seyrediyor. Buna bir de tüketim farkını eklediğinde, yılda on binlerce kilometre yapan biri için aradaki fark gerçekten ciddi rakamlara ulaşabiliyor. Hesabını yapsan şaşırırsın.
Bir de bakım maliyetleri var ki bu konu çoğu zaman göz ardı ediliyor. Dizel motorların uzun vadeli bakım maliyetleri bazen benzinliden daha yüksek çıkabiliyor, özellikle DPF filtresi ve enjektör konularında. Ama bu araçları zaten yetkili serviste baktıracaksan, fark o kadar dramatik değil. Hibritin bataryası ise ayrı bir konu, uzun vadede ne olacağı henüz tam olarak netleşmedi bizim piyasamızda.
Sürüş tarzı da en az motor seçimi kadar belirleyici, bunu kimse sana söylemez ama öyle. Aynı S 350 d ile iki farklı sürücü, biri 7 litre yaparken diğeri 13 litre yapabiliyor. Cruise control kullanmak, ani hızlanmalardan kaçınmak, lastik basıncını takip etmek... Bunlar kulağa sıradan geliyor ama toplamda muazzam bir fark yaratıyor. S Serisi gibi ağır ve güçlü bir araçta bu farkın etkisi daha da büyüyor.
Sonuçta şunu diyebilirim: eğer ağırlıklı olarak şehirlerarası yol yapıyorsan ve yakıt maliyeti senin için gerçekten önemliyse, S 350 d ya da S 400 d seçenekleri sana en makul dengeyi sunuyor. Şehir içi ağırlıklı kullanım ve şarj imkânın varsa, plug-in hibrit ciddi bir alternatif. Ama ne yaparsan yap, S 500 ya da S 580 benzinliyle ekonomik kullanım diye bir şey aramak... o biraz kendini kandırmak olur, vallahi.
Mercedes S Serisi deyince akla hemen W223 geliyor şu sıralar. Bu nesilde benzinli, dizel ve hibrit seçenekler var ve aralarındaki fark sadece teknik kâğıt üzerinde kalmıyor, cüzdanına kadar yansıyor. S 350 d dediğin dizel seçenek mesela, şehir içinde bile 100 kilometrede 8-9 litreye kadar düşebiliyor doğru kullanımda. Bu, o arabanın boyutunu ve ağırlığını düşününce gerçekten küçümsenmeyecek bir rakam. Aynı koşullarda S 500 benzinliye binersen, o rakamın neredeyse iki katını görürsün kolayca.
Ama işte burada şunu sormak lazım: sen bu arabayı ağırlıklı olarak nerede kullanıyorsun? Şehir içi ve uzun yol tamamen farklı bir denklem kuruyor. Dizel motorlar uzun yolda nefes alır, devir düşük kalır, tüketim makul seviyelerde seyreder. Ama şehir içinde sürekli dur-kalk yapıyorsan, dizel de o kadar masum kalmıyor. Yine de benzinlinin yanında çok daha iyi bir performans sergiliyor, bunu da söylemek lazım.
S 400 d dört silindirli dizel seçenek var ya, abi o motor gerçekten ilginç bir yerde duruyor. Altı silindirli S 350 d kadar güçlü değil, ama yakıt tüketiminde ciddi bir avantaj sunuyor. Özellikle şehir içi ağırlıklı kullananlara bu motor çok daha mantıklı gelebilir. Tabi S Serisi gibi bir araçta dört silindirli motor biraz tuhaf hissettiriyor başta, insan alışıyor zamanla ama...
Hibrit seçeneklere gelince, S 580 e plug-in hibrit mesela, kısa mesafelerde tamamen elektrikle gidebiliyorsun. Şarj imkânın varsa ve günlük kullanımın 50-60 kilometreyi geçmiyorsa, bu araçla ayda benzin masrafını neredeyse sıfıra yakın tutabilirsin. Ama şarj etmezsen, yani arabayı sadece benzinli gibi kullanırsan, o zaman ağır batarya yüküyle hem tüketim artar hem de o "ekonomik" dediğin şey tamamen havada kalır. Yani hibrit seçeneği bir alışkanlık meselesi, bir yaşam tarzı meselesi aslında.
Türkiye'deki yakıt fiyatlarını da hesaba katmak gerekiyor tabii. Dizel ile benzin arasındaki litre farkı değişiyor dönem dönem, ama genellikle dizel biraz daha avantajlı seyrediyor. Buna bir de tüketim farkını eklediğinde, yılda on binlerce kilometre yapan biri için aradaki fark gerçekten ciddi rakamlara ulaşabiliyor. Hesabını yapsan şaşırırsın.
Bir de bakım maliyetleri var ki bu konu çoğu zaman göz ardı ediliyor. Dizel motorların uzun vadeli bakım maliyetleri bazen benzinliden daha yüksek çıkabiliyor, özellikle DPF filtresi ve enjektör konularında. Ama bu araçları zaten yetkili serviste baktıracaksan, fark o kadar dramatik değil. Hibritin bataryası ise ayrı bir konu, uzun vadede ne olacağı henüz tam olarak netleşmedi bizim piyasamızda.
Sürüş tarzı da en az motor seçimi kadar belirleyici, bunu kimse sana söylemez ama öyle. Aynı S 350 d ile iki farklı sürücü, biri 7 litre yaparken diğeri 13 litre yapabiliyor. Cruise control kullanmak, ani hızlanmalardan kaçınmak, lastik basıncını takip etmek... Bunlar kulağa sıradan geliyor ama toplamda muazzam bir fark yaratıyor. S Serisi gibi ağır ve güçlü bir araçta bu farkın etkisi daha da büyüyor.
Sonuçta şunu diyebilirim: eğer ağırlıklı olarak şehirlerarası yol yapıyorsan ve yakıt maliyeti senin için gerçekten önemliyse, S 350 d ya da S 400 d seçenekleri sana en makul dengeyi sunuyor. Şehir içi ağırlıklı kullanım ve şarj imkânın varsa, plug-in hibrit ciddi bir alternatif. Ama ne yaparsan yap, S 500 ya da S 580 benzinliyle ekonomik kullanım diye bir şey aramak... o biraz kendini kandırmak olur, vallahi.