Mercedes navigasyon sistemi hangi donanımlardan oluşur?

SaffronPeony

Kayıtlı Kullanıcı
Mercedes'te navigasyon deyince çoğumuzun aklına sadece ekran gelir. Oysa o ekranın arkasında dönen şey bambaşka bir dünya. Vallahi, bunu ilk öğrendiğimizde biz de şaşırdık.

GPS alıcısı her şeyin başlangıcı aslında. Araç, uydu sinyallerini bu alıcı üzerinden yakalar ve konumunu belirler. Ama tek uydu sistemiyle yetinmez Mercedes; GPS, GLONASS ve Galileo üçlüsünü aynı anda okur. Böylece tünel çıkışında, dağ geçidinde, şehir merkezinin beton ormanında bile sinyal kaybı yaşamadan devam eder seyahat. Sinyal giderse ne olur diye sorarsanız... işte orada devreye giren başka bir şey var.

Jiroskop ve ivmeölçer ikilisi, GPS sinyali kesildiğinde aracın hareketini takip etmeye devam eder. Buna atalet navigasyonu diyorlar teknik dilde. Araç kaç derece döndü, ne kadar ilerledi, hız değişimi nasıl oldu; bunların hepsini hesaplayarak konumu canlı tutar sistem. Abi ya, bu teknoloji aslında uçak ve denizaltılarda kullanılan şeyin küçültülmüş versiyonu. Düşününce insanın içi açılıyor biraz.

Harita verisi ise ayrı bir konu. Mercedes, HERE Maps altyapısını kullanır çoğunlukla; yüksek çözünürlüklü HD haritalar, şerit bilgileri, yol eğimleri, kavşak geometrileri hepsi bu veri tabanının içinde gömülü gelir. Bazı modellerde bu veriler araç içindeki SSD'de depolanır, bazılarında ise bulut bağlantısıyla anlık güncellenir. İkisi aynı anda çalışıyorsa zaten konuşmaya gerek yok, sistem kendisi halleder.

MBUX yani Mercedes-Benz User Experience platformu, navigasyonun beyni sayılır. İçinde ARM tabanlı işlemciler, grafik işlem birimleri ve gerçek zamanlı işletim sistemleri çalışır. Dokunmatik ekran sadece bir arayüz; asıl iş o ekranın arkasındaki işlem kartlarında döner. Bazı S-Klasse modellerinde bu kartlar birden fazla, yani paralel işlem kapasitesi var sistemde. Hız farkı hemen hissedilir, rota hesaplama neredeyse anlık gelir.

Araç içi anten sistemi de navigasyonun sessiz kahramanı. Şase içine entegre edilmiş GPS anteni, camın üst kısmına yerleştirilen anten modülü ya da arka cam filmine işlenmiş anten katmanı... Hangisi olduğu modele göre değişir ama hepsi aynı amaca hizmet eder. Sinyali mümkün olan en temiz şekilde yakalamak. Şehirde yüksek binalar arasında bile navigasyonun sapmamasının sırrı büyük oranda bu anten konumlandırmasında yatıyor.

Kamera ve radar sistemleri artık navigasyonla iç içe geçmiş durumda. Ön kamera yol işaretlerini okur, hız limitlerini algılar ve bu bilgiyi harita verisine entegre eder. Radar sensörleri ise trafik yoğunluğunu ve mesafeyi ölçerek rota önerilerini dinamik olarak günceller. Yani navigasyon artık sadece "sağa dön" demiyor; önündeki trafiği değerlendirip alternatif yol öneriyor aynı anda. Bunu ilk yaşayan birileri vardır, o an gerçekten tuhaf hissettirmiş olmalı...

LTE ve 5G modemi ise sistemi dış dünyaya bağlar. Mercedes me Connect servisleri üzerinden gerçek zamanlı trafik verisi, hava durumu, yakıt fiyatları ve hatta park yeri bilgisi akar sisteme. Bu modem aynı zamanda harita güncellemelerini kablosuz olarak indirir, siz farkında bile olmazsınız. Gece garajda uyurken araç kendini günceller. Sabah bindiğinizde her şey taze gelir.

Ses işleme birimi de navigasyonun ayrılmaz parçası artık. "Hey Mercedes" komutuyla başlayan sesli navigasyon, sadece mikrofon değil; gürültü engelleme algoritmaları, konuşma tanıma işlemcisi ve doğal dil işleme motoru gerektiriyor. Arabada müzik açıkken, yolcu konuşurken bile sistemi anlıyor. Billahi bu kadar katmanın bir arada çalışması başlı başına mühendislik harikası.

Tüm bu donanımlar birbirine CAN Bus ve Ethernet omurgasıyla bağlı. Araç içi ağ diyebiliriz buna. Navigasyon sistemi, sürüş yardımcısıyla konuşur, motor kontrol ünitesiyle veri alışverişi yapar, klima sistemine bile rota bilgisi gönderebilir. Nereye gidildiğini bilen araç, varış noktasına göre iç sıcaklığı ayarlamaya başlar mesela. Kulağa fazla geliyorsa da gerçek bu, bazı modellerde tam olarak böyle çalışıyor.
 
Geri
Üst