Mercedes G Serisi yüksek kilometrede alınırken nelere dikkat edilmeli?

CoralFjord

Kayıtlı Kullanıcı
Yüksek kilometreli bir G Wagon'ın önünde durup "acaba mı?" diye düşünmek... İşte tam o an başlar asıl mesele.

Mercedes G Serisi, bilinen anlamda bir araba değil. Askeri kökenli, çerçeve şasili, neredeyse dört köşe bir yapı. Bu yüzden onu sıradan bir ikinci el araç gibi değerlendirmek hem alıcıya haksızlık hem de arabaya. 300 bin kilometre görmüş bir G63 ile 300 bin kilometre görmüş bir C200'ü aynı teraziye koymak olmaz, vallahi olmaz.

Önce şasiye bakılır. Çerçeve yapısı G Serisi'nin hem gücü hem de zayıf noktası. Pas, çatlak, kaynak izi... Bunlar masum değil. Özellikle alt şasi kirişleri ve arka diferansiyel bölgesi mutlaka gözden geçirilmeli. Bir kez pas girdi mi orada durmaz, yayılır. Yavaşça, sessizce ama kararlı bir şekilde.

Transfer kutusu ve diferansiyeller ayrı bir hikâye. G Serisi'nin üç adet diferansiyel kilidi var, bu onu eşsiz kılan şey. Ama bu mekanizmalar bakımsız kaldığında konuşmaya başlar, yani ses çıkarır. Vites geçişlerinde hafif bir titreşim, transfer kutudan gelen düşük frekanslı bir uğultu... Bunları duyan bilir. Duymayan öğrenir, ama genellikle serviste.

Süspansiyon bileşenleri G'de pahalıdır. Bu kadar net. Bilyalı mafsallar, rot başları, amortisörler... Hepsi orijinal parça istiyor, hepsi ciddi rakamlar konuşuyor. Alınacak araçta süspansiyon sesi varsa ya da direksiyon serbest oynuyor gibi hissediyorsa, o araçtan değil, o fiyattan kaçmak lazım.

Motor tarafı biraz daha şanslı aslında. M113 ya da M273 gibi motorlar iyi bakıldığında 400-500 bin kilometre sorunsuz gidebilir. Ama "iyi bakıldığında" kısmı kritik. Yağ servis geçmişi yoksa, filtre değişimleri atlıyorsa, bir de üstüne soğutma sistemi ihmal edilmişse... O zaman motor ne kadar sağlam olursa olsun bir şeyler çıkar. Mutlaka çıkar.

Elektrik sistemi. Abi, burası gerçekten ayrı bir dünya. G Serisi yaşlandıkça elektriksel sorunlar birikmaya başlar. Özellikle 2000'li yılların modelleri. Merkezi kilit, cam motorları, ısıtma sistemleri, ABS sensörleri... Bunları tek tek kontrol etmeden araç almak biraz gözü kapalı imza atmak gibi.

Servis geçmişi kağıt üzerinde temiz görünebilir. Ama asıl soru şu: Bu araba nerede, nasıl kullanıldı? Off-road mu? Şehir içi mi? Sert arazi mi? G Serisi arazi için yapılmış, ama çoğu sahibi onu hiç kirletmeden sürüyor. Paradoks gibi ama bu araç için aslında iyi haber. Az arazi, daha az şasi yorgunluğu demek.

Mutlaka bağımsız bir Mercedes uzmanına götürülmeli. Yetkili servis de olur, ama yıllarca G Serisi'ne bakmış bağımsız bir usta bazen daha çok şey görür. Araç kaldırıldığında alttan bakıldığında ne görünüyor? Sızıntı var mı? Yağ izi? Bunlar küçük detaylar gibi görünür, değil.

Fiyat meselesine gelince... Yüksek kilometreli G Serisi ucuz görünebilir, ama ucuz değildir. Hiç değildir. Alım fiyatı düşük olsa bile bakım, yedek parça ve olası onarım maliyetleri hesaba katıldığında tablo değişir. Bazen düşük fiyatlı yüksek kilometreli bir G, temiz bir orta kilometre G'den çok daha pahalıya patlar. Bu bir tahmin değil, yaşanmış bir gerçek.

Son olarak şunu söylemek gerekir ki G Serisi, ona saygı göstereni affeder. Bakımını yapar, parçasını orijinal takar, altını temiz tutarsan bu araba seni bırakmaz. Ama savsaklanmış, üstünkörü geçiştirilmiş bir G... O zaman başka türlü bir ilişki başlar. Masraflı, yorucu ve bir o kadar da öngörülemez.
 
Geri
Üst