Mercedes G Serisi diferansiyel uğultusu nasıl teşhis edilir?

SaffronPeony

Kayıtlı Kullanıcı
Yıllarca o sesi duymadın, duymak da istemedin. Ama bir sabah otoyolda 80'e çıktığında kulağına takıldı. Önce radyoyu kıstın, belki rüzgardır dedin. Sonra pencereyi kapattın. Olmadı. Ses hâlâ oradaydı, alçak, derinlerden gelen, neredeyse araba değil de köhne bir fabrika makinasından çıkıyormuş gibi bir uğultu. İşte o an, Mercedes G Serisi sahiplerinin çok iyi tanıdığı o "ah be" anıdır.

Diferansiyel meselesi vallahi öyle bir şeydir ki, teşhis etmeden önce ne olduğunu anlamak gerekir. G Serisi araçlar, hem ön hem arka hem de orta diferansiyele sahip. Üç tane. Bu araç düz bir yolda bile içinde bir fabrika taşıyor aslında. Ve bu fabrikalardan biri çatlak çıkarmaya başladığında, sesi tam olarak nereye bağlayacağını bilemezsin başta.

Sesi ilk duyduğunda aklına lastik gelir. Neredeyse herkesin ilk refleksi bu. Ama lastik gürültüsü farklıdır, daha yüzeysel, daha "tıkır tıkır"dır bir bakıma. Diferansiyel uğultusu ise... daha içten gelir. Sanki arabanın bağırsaklarından. Hız arttıkça yükselir, belirli bir hızda zirve yapar, sonra bazen garip bir şekilde azalır. Tam da bu davranış, teşhisin en kritik ipucudur.

Şimdi şunu dene. Saatte 60-70 civarında gidiyorken direksiyonu hafifçe sola sonra sağa kır, sanki şerit değiştiriyormuşsun gibi. Ağırlık transferi olur bu harekette. Eğer ses sola kırınca artıyorsa sağ taraf, sağa kırınca artıyorsa sol taraf şüphelidir. Bu kural her zaman yüzde yüz tutmaz ama iyi bir başlangıç noktasıdır. Tekerlek yatağı arızasında da benzer davranış görülür, abi, onu da aklında tut.

G Serisi'nde diferansiyel uğultusunu tekerlek yatağından ayırt etmek bazen gerçekten can sıkar. İkisi de benzer sesler çıkarır, ikisi de hızla ilişkilidir. Ama şöyle bir fark vardır: Diferansiyel sesi genellikle araç boşta giderken, yani gaz vermeden sürüşte de devam eder. Hatta bazen motordan ayağı çekince daha belirginleşir. Tekerlek yatağı ise daha çok dönüşe bağlıdır, sabit düz gidişte biraz kaybolur.

Bir de şu var. Aracı kaldıraç üstüne aldırıp diferansiyel yağını kontrol ettir. Yağ rengi koyu, metalik parıltılı, içinde metal tozu gibiyse... iş ciddiye binmiş demektir. Taze diferansiyel yağı amber rengindedir, temizdir. Ama içinden çıkan o metalik kıymık kokusu ve görüntü, dişlilerin birbirini yemeye başladığının habercisidir. Bunu gören bir teknisyen zaten sana doğrudan söyler durumu.

Bazı G Serisi sahipleri bu sesi yıllarca görmezden gelir. "Zaten böyle bir araba, gürültülü olur" der. Doğru, G Serisi sessiz bir araç değildir. Ama diferansiyel uğultusu zamanla değişir. Başta sadece belirli hızlarda duyulur. Sonra her hızda. Sonra düşük hızda da. Sonra vitese girerken bir çarptırma sesi eklenir araya. İşte o noktada iş çok daha pahalı bir yere gelmiş olur.

Teşhis için en güvenilir yöntemlerden biri, aracı liftle kaldırıp diferansiyeli elle döndürmek ve sesi dinlemektir. Uzman bir kulak, bu seste anında bir şeyler hisseder. Pürüzsüz dönmesi gerekirken takılma, direnç, gıcırtı varsa... orada bir şeyler biter. Ama bunu kendin yapmaya kalkma, özellikle G Serisi'nin arka diferansiyeli için, çünkü bu araçların diferansiyel kapakları ve kilitleme mekanizmaları standart bir araçtan çok daha karmaşık bir yapıya sahiptir.

Billahi şunu da söyleyeyim, bazı G Serisi sahipleri bu işi yanlış atölyeye götürür. Her araç tamircisi bu diferansiyeli tanımaz. G Serisi'nin özellikle arka diferansiyeli, farklı kilitleme sistemleri ve dişli oranlarıyla gelir. Bunu bilen, bu araçlarla çalışmış biri olmadan yapılan teşhis çoğu zaman ya eksik kalır ya da yanlış yönlendirir. Mercedes yetkili servisi pahalıdır ama en azından doğru teşhis koyar. Ya da G Serisi konusunda uzmanlaşmış bağımsız bir atölye...

Sesin ne zaman başladığını, hangi hızlarda yoğunlaştığını, viraj alırken değişip değişmediğini ve ne zaman fark ettiğini not al. Bu bilgiler, teknisyenin işini yarı yarıya kolaylaştırır. Çoğu insan atölyeye gidip "ses var" der. Yetmez. "Saatte 75-90 arasında, direksiyonu sola kırdığımda artan, boşa alınca kaybolan bir uğultu" dersen, teknisyen zaten o anda kafasında bir liste yapmaya başlar.

Son olarak şunu söyleyeyim. G Serisi bir araç değil, bir karakter. Bu araçları kullananlar bunu bilir. Ve bu karakter kendine özgü sesler çıkarır, kendine özgü sorunlar yaratır. Ama diferansiyel uğultusu, o karakterin parçası değildir. O ses, aracın sana bir şeyler anlatmaya çalıştığının işaretidir. Erken dinlersen ucuza atlatırsın. Geç kalırsan...
 
Geri
Üst