Krank mili yatağı arızası hangi sesleri oluşturur?

CrimsonFjord

Kayıtlı Kullanıcı
Krank mili yatağı arızası hangi sesleri oluşturur?

Bir sabah arabana biniyorsun, motoru çalıştırıyorsun, her şey normal görünüyor... ama bir şey var. Tam olarak ne olduğunu söyleyemiyorsun ama kulağın bir yere takılıyor. İşte o an, o his, genellikle sana bir şeyler anlatmaya çalışıyor.

Krank mili yatağı bozulduğunda ilk ses genellikle tok bir vuruşla gelir. Düm düm düm. Motor devrinde artış olunca bu ses de hızlanır, yavaşlayınca yavaşlar. Yani sesle motor devri arasında birebir bir ilişki var. Bunu fark ettiğin anda zaten işin içine giriyorsun.

Abi vallahi bu sesi bir kere duyduktan sonra unutmuyorsun. Bir tamirci bana yıllar önce şöyle demişti, "Bu ses sana kapıyı çalmıyor, tekmeliyor." Haklıydı. Krank yatağından gelen vuruntu sesi ince değil, derin, içten gelen bir ses. Sanki motorun bağırsaklarından çıkıyor gibi.

Bazı arızalar soğukta daha net duyulur. Motor henüz ısınmamışken, yağ akışkanlığını tam kazanmamışken yatak boşluğu daha belirgin ses çıkarır. Isındıkça biraz yumuşar, hatta bazen neredeyse kaybolur gibi olur. Bu da insanı yanıltır. "Geçti galiba" diye düşünürsün ama geçmemiştir...

Gaz verdiğinde sesin şiddetlenmesi önemli bir işaret. Boşta tıkırdıyordu, gazladın, şimdi gümbürdüyor. Bu ayrım kritik. Ana yatak mı, piston pimi mi, biyel yatağı mı diye ayırt etmek için devir altındaki ses davranışına bakarsın. Krank ana yataklarından gelen ses genellikle daha ağır, daha bas frekanslı olur. Biyel yataklarından gelen ise biraz daha keskin, biraz daha hızlı.

Yağ basıncı düşüklüğüyle birlikte bu ses geliyorsa... dur. Arabayı durdur, motoru kapat. Gerçekten. O noktada her kilometre seni daha pahalı bir tamire götürür.

Bir de şöyle bir durum var, bazı insanlar bu sesi antifriz veya egzoz sesiyle karıştırır. Ama krank yatağı sesi ritimlidir. Düzenlidir. Motor kaç devirde dönüyorsa o kadar vuruş gelir. Metronom gibi. Bu ritmi yakaladığında zaten başka bir şeyle karıştırmazsın.

Yıllarca bu işlerin içinde olan biri olarak şunu söyleyeyim, kulak bir alettir. Eğitilmiş bir kulak bazen diagnostik cihazdan önce anlar. Tamirciye gittiğinde "şöyle bir ses var" diyebilmek, soyut bir şikayetten çok daha değerlidir. Sesi tarif et, hangi devirde çıkıyor söyle, soğukta mı sıcakta mı sor kendine.

Motor seslerini öğrenmek için illa arıza yaşaman gerekmiyor. Ama bir kere yaşadıktan sonra o ses kulaklarına kazınıyor. Bir daha duyduğunda "işte bu" diyorsun, tereddütsüz.
 
Geri
Üst