BMW ve Mercedes elektrik sistemi hangi temel parçalardan oluşur?

CoralFjord

Kayıtlı Kullanıcı
Arabanın kapısını açıp koltuğa oturduğunda aslında farkında olmadan onlarca elektronik bileşenin tam ortasına giriyorsun. BMW ya da Mercedes fark etmez, bu iki marka da elektrik sistemini neredeyse bir sinir ağı gibi kurmuş. Her şey birbirine bağlı, her şey birbirini etkiliyor. Biri aksarsa diğeri de şikayet etmeye başlıyor...

Sistemin kalbi diyebileceğimiz yer aslında akü. Ama bunu sadece "motor çalıştıran kutu" olarak düşünürsen yanılırsın. Modern bir BMW ya da Mercedes'te akü, araç kapalıyken bile onlarca farklı birimi besliyor. Alarm, hafıza modülleri, saat, ECU yedek gücü... Aküyü değiştirirken bile kodlama yapmak gerekiyor bazı modellerde, vallahi bu kadar basit bir iş bile değil artık.

Alternatör meselesine gelince, çoğu insan bunu sadece "aküyü şarj eden parça" olarak biliyor. Oysa iş çok daha derin. Özellikle Mercedes'in EIS sistemiyle entegre çalışan alternatör, voltaj dalgalanmalarını anlık olarak dengeliyor. Sürüş sırasında klima açık, müzik tam gaz, far yandayken aynı anda tüm bu yükü taşıyan alternatör sessiz sedasız çalışıyor. Fark etmiyorsun bile...

Sigorta kutusu ve röle grupları, işte burası hem en can sıkıcı hem de en önemli nokta. BMW'de genellikle iki ayrı sigorta kutusu var, biri kaputun altında biri bagajda ya da torpido gözünde. Hangi sigortanın neyi beslediğini bilmeden bu kutunun içine bakınca insan kaybolabiliyor. Mercedes'te de durum benzer, üstelik bazı modellerde SAM ünitesi denen akıllı bir modül var, sigorta kutusunun işlevini çok daha karmaşık bir elektronik platforma taşıyor. Bir sigorta atmış gibi görünüyor ama sorun SAM'ın kendisinde olabiliyor, abi bu işler artık çok farklı...

Araçta yüzlerce metrelik kablo var, bunu hiç düşündün mü? BMW ve Mercedes bu kablo demetlerini çok katmanlı bir yapıyla tasarlıyor. CAN bus denen haberleşme ağı sayesinde farklı modüller birbirleriyle konuşuyor. Motor kontrol ünitesi fren sistemine bir şey söylüyor, süspansiyon modülü direksiyon sistemine mesaj atıyor. Görünmez ama sürekli akan bir veri trafiği var içeride. Bir kablo aşındığında ya da bir bağlantı oksitlendiğinde bu trafik tıkanıyor, araç da kafayı yemeye başlıyor...

Sensörler konusuna gelmeden olmaz. Oksijen sensörü, krank mili sensörü, ABS sensörleri, yağmur sensörü, ortam ışığı sensörü... Her biri ayrı bir görev üstlenmiş, her biri ayrı bir veriyi merkeze taşıyor. Özellikle BMW'nin iDrive sistemi bu sensör verilerini kullanıcıya yansıtıyor, gösterge panelinde beliren her uyarı aslında bir sensörün sana bir şeyler anlatmaya çalışması. Ama bazen sensörün kendisi bozuluyor ve yanlış alarm veriyor, bu da ayrı bir baş ağrısı...

Ateşleme sistemi deyince akla sadece buji geliyor ama bu da eksik bir resim. Ateşleme bobinleri, yüksek gerilim kabloları, distribütörsüz ateşleme modülleri... Yeni nesil Mercedes ve BMW modellerinde her bujinin üstünde ayrı bir bobin var. Böylece bir bobin bozulsa sadece o silindir etkileniyor, motor tamamen durmak yerine sarsıntılı çalışmaya başlıyor. Fark edebilirsin yani, kör kör gitmiyorsun.

Şarj sistemi ve akıllı enerji yönetimi bu iki markada giderek daha karmaşık bir hal alıyor. Özellikle mild-hybrid ya da tam hibrit versiyonlarda yüksek voltajlı ikinci bir akü devreye giriyor. 48 volt sistemler artık standart olmaya başladı, bu da hem daha fazla elektronik hem de daha özel bakım gerektiriyor. Sıradan bir elektrikçiye gittiğinde "bu arabayı açamam" diyebiliyor, o yüzden yetkili servis meselesi bu araçlarda gerçekten boş değil...

Topraklama noktaları, çoğu zaman en çok göz ardı edilen yer burası. Araçta onlarca farklı topraklama noktası var ve bunlardan herhangi biri gevşediğinde ya da paslandığında elektrik sistemi çıldırıyor. Bazen en saçma arızaların arkasında kötü bir topraklama noktası çıkıyor. BMW'de özellikle motor bloğu üzerindeki topraklama bantları kritik, Mercedes'te ise şasi üzerindeki bağlantı noktaları hassas. Bunu bilen bir teknisyen arıza arama sürecinde mutlaka bu noktalara bakıyor, bilmeyen ise saatlerce başka yerlerde geziniyor...
 
Geri
Üst