Alternatör elektrik sistemini nasıl besler?

SaffronPeony

Kayıtlı Kullanıcı
Alternatör, motorun döndüğü her saniye bir şeyler üretiyor. Sessiz sedasız, kaputun altında, kimse fark etmeden. Ama o üretmeyi bıraktığı an... işte o zaman her şey anlaşılıyor.

Mekanik enerji elektriğe dönüşür burada. Motor çalışırken krank mili döner, kayış aracılığıyla bu dönüş alternatöre iletilir ve alternatörün içindeki rotor da onunla birlikte dönmeye başlar. Stator sargıları bu manyetik alanda elektrik üretir. Alternatif akım çıkar ortaya, ama araç sistemi doğru akım ister. Diyot köprüsü devreye girer, dönüştürür, sisteme besler. Vallahi bu kadar basit ama bu kadar kritik.

Üretilen gerilim sabit kalmaz kendi haline bırakılırsa. Motor hızlandıkça alternatör daha hızlı döner, daha yüksek gerilim üretir. Yavaşlayınca düşer. Peki araçtaki hassas elektronikler ne olur bu dalgalanmada? İşte tam burada regülatör devreye girer, gerilimi 13,8 ile 14,4 volt arasında sabitler. Bu aralık rastgele seçilmemiş, bataryayı bozmadan şarj edecek, devreleri yakmayacak hassas bir denge noktası.

Akü bu sistemde depocu rolünü üstlenir. Motor durduğunda elektriği sağlayan odur, motor çalışırken ise alternatörden şarj alır. Abi bu ikisi birbirini tamamlamıyorsa araç çalışmaz, çalışsa bile uzun sürmez. Alternatör akü şarj etmekle kalmaz, aynı anda tüm elektrikli yükleri de besler. Far, klima, müzik sistemi, ısıtmalı koltuklar... hepsi aynı anda alternatörden beslenir.

Yük arttıkça alternatör daha çok çalışmak zorunda kalır. Klima açılır, yük artar. Farlar yanar, yük artar. Telefon şarj cihazları, navigasyon, arka cam rezistansı... Bunların tamamı aynı anda devredeyse alternatör tam kapasitede koşar. Bu durum yakıt tüketimini de etkiler çünkü motor bu yükü taşımak için daha fazla güç harcar. Fark edilmez ama var...

Regülatör arızalandığında sistem kontrolsüz gerilim üretmeye başlar. Bazen çok düşük, bazen çok yüksek. Yüksek gerilim akü sıvısını kaynatır, elektronik birimleri bozar. Düşük gerilim ise akü şarj olmaz, araç bir süre sonra söner. İkisi de kötü, ikisi de masraflı.

Kayış gerginliği de bu denklemin parçası. Gevşek kayış alternatörü tam döndüremez, kayar, üretim düşer. Aşırı gergin kayış ise alternator yataklarını ve su pompasını yıpratır. Basit bir kayış meselesi gibi görünür ama sonuçları hiç de basit değil. Servisçilerin çoğu bunu söyler, çoğu araç sahibi duymak istemez.

Alternatör arızasının ilk belirtileri sinsi gelir. Gösterge panelinde akü uyarı lambası yanar, ama bazen o bile yanmaz. Ses gelir, elektrik sisteminde dalgalanmalar başlar, farlar titrer, radyo kesilir. Bunları fark etmek için aracı tanımak lazım. Kendi aracını tanıyan insan bu sinyalleri hisseder...

Sonuç olarak alternatör, elektrik sisteminin kalbidir demek doğru olmaz tam anlamıyla. Çünkü kalp olmasa sistem ölür, alternatör olmasa sistem bir süre daha akü ile yaşamaya devam eder. Ama bu süre kısadır, çok kısadır. Sistem ne kadar sağlam kurulmuş olursa olsun, üretim durduğunda tüketim onu tüketir. Bilmek isteyenler için bu kadarı yeterli, bilmek istemeyenler için servis faturası yeterince açıklayıcıdır zaten.
 
Geri
Üst