CoralFjord
Kayıtlı Kullanıcı
Sabah arabana biniyorsun, her şey normal görünüyor, ama gösterge panelinde küçük bir ışık yanıyor. Belki fark etmiyorsun bile. Ya da fark ediyorsun ama "geçer" diyorsun. İşte tam burada başlıyor aslında her şey. Alternatör arızası böyle sinsi bir şey, seni uyarıyor ama sen duymak istemiyorsun.
Aklına ilk gelen şey akü olur genellikle. Abi ya araç zor çalıştı, akü bitmiş olabilir mi diye düşünürsün. Haklısın da bir yere kadar, çünkü alternatör bozulduğunda akü şarj alamaz ve sonunda tükenir. Ama şunu bil, akü değiştirirsin araba yine aynı belirtileri verir, çünkü sorun orada değil. Akü sadece kurbanı bu hikayenin, asıl fail alternatör.
Farların loşlaşması, o kadar basit bir şey ki insan ciddiye almıyor. Gece gidiyorsun, yollar aydınlık, farlar yeterli gibi görünüyor ama bir önceki geceye göre biraz daha soluk. Özellikle motor rölantideyken, yani kırmızı ışıkta beklediğinde farlar iyice kararır, gaz verince tekrar açılır. Bu döngüyü fark ettiysen... dur bir dakika, bunu atlatma.
Ses konusunda da bir şeyler var. Alternatör arızalanmaya başladığında içinden gelen rulman sesi duyulabilir, hırıltılı bir uğultu gibi. Motoru çalıştırıp kaputun altına kulak verdiğinde fark edersin bunu. Vallahi bazen o kadar hafif olur ki sadece sessiz bir sokakta duyarsın, şehir gürültüsünde kaybolur gider. Ama bir kez duyunca bir daha duymadan edemezsin.
Araçtaki elektrikli aksesuarlar da sana ipucu verir. Camlar yavaş açılır, müzik sistemi takılır, klima eskisi kadar soğutmaz gibi hissettiriri, ısıtmalı koltuklar geç ısınır. Bunlar tek başına bir anlam ifade etmeyebilir, hepsini bir arada yaşıyorsan işte o zaman tablo netleşmeye başlar. Aracın sana bir şeyler anlatmaya çalıştığını hissedersin bu noktada.
Gösterge panelindeki akü ışığı tabi ki en net uyarıdır. Ama insanlar o ışığı görüp de "akü değiştirelim" der ve geçer sanır. Oysa o ışık bazen "akün bitti" demez, "sistemde voltaj sorunu var" der. Fark büyük. Bir oto elektrikçiye gidip alternatör çıkışı ölçtürdüğünde eğer 13,5 ila 14,5 volt aralığının dışında bir değer görüyorsan, zaten cevabı almışsın demektir.
Motor çalışırken aracın aniden durması ya da rölantinin düzensiz olması da bu işin içine girebilir. Elektrik sistemi zayıfladığında enjeksiyon, ateşleme ve diğer elektronik birimler tam güç alamaz. Araç sarsılır, gaz vermeden durmak ister gibi hissettiriri. Bilmeden yakıt sistemi ya da enjektör arızası sanılır, ama bazen tek suçlu alternatördür...
Şunu da ekleyeyim, tüm bu belirtiler aynı anda gelmez. Biri gelir, geçer sanırsın, öteki gelir. Aralarında haftalar olabilir. Bu yüzden "geçti zaten" diye geçiştirme alışkanlığı tehlikeli. Aracını tanımak gerekiyor biraz, ona kulak vermek gerekiyor. Alternatör arızası acil bir şey değil gibi görünür ama yolun ortasında kaldığında o an gelmiş demektir, artık erken değil.
Aklına ilk gelen şey akü olur genellikle. Abi ya araç zor çalıştı, akü bitmiş olabilir mi diye düşünürsün. Haklısın da bir yere kadar, çünkü alternatör bozulduğunda akü şarj alamaz ve sonunda tükenir. Ama şunu bil, akü değiştirirsin araba yine aynı belirtileri verir, çünkü sorun orada değil. Akü sadece kurbanı bu hikayenin, asıl fail alternatör.
Farların loşlaşması, o kadar basit bir şey ki insan ciddiye almıyor. Gece gidiyorsun, yollar aydınlık, farlar yeterli gibi görünüyor ama bir önceki geceye göre biraz daha soluk. Özellikle motor rölantideyken, yani kırmızı ışıkta beklediğinde farlar iyice kararır, gaz verince tekrar açılır. Bu döngüyü fark ettiysen... dur bir dakika, bunu atlatma.
Ses konusunda da bir şeyler var. Alternatör arızalanmaya başladığında içinden gelen rulman sesi duyulabilir, hırıltılı bir uğultu gibi. Motoru çalıştırıp kaputun altına kulak verdiğinde fark edersin bunu. Vallahi bazen o kadar hafif olur ki sadece sessiz bir sokakta duyarsın, şehir gürültüsünde kaybolur gider. Ama bir kez duyunca bir daha duymadan edemezsin.
Araçtaki elektrikli aksesuarlar da sana ipucu verir. Camlar yavaş açılır, müzik sistemi takılır, klima eskisi kadar soğutmaz gibi hissettiriri, ısıtmalı koltuklar geç ısınır. Bunlar tek başına bir anlam ifade etmeyebilir, hepsini bir arada yaşıyorsan işte o zaman tablo netleşmeye başlar. Aracın sana bir şeyler anlatmaya çalıştığını hissedersin bu noktada.
Gösterge panelindeki akü ışığı tabi ki en net uyarıdır. Ama insanlar o ışığı görüp de "akü değiştirelim" der ve geçer sanır. Oysa o ışık bazen "akün bitti" demez, "sistemde voltaj sorunu var" der. Fark büyük. Bir oto elektrikçiye gidip alternatör çıkışı ölçtürdüğünde eğer 13,5 ila 14,5 volt aralığının dışında bir değer görüyorsan, zaten cevabı almışsın demektir.
Motor çalışırken aracın aniden durması ya da rölantinin düzensiz olması da bu işin içine girebilir. Elektrik sistemi zayıfladığında enjeksiyon, ateşleme ve diğer elektronik birimler tam güç alamaz. Araç sarsılır, gaz vermeden durmak ister gibi hissettiriri. Bilmeden yakıt sistemi ya da enjektör arızası sanılır, ama bazen tek suçlu alternatördür...
Şunu da ekleyeyim, tüm bu belirtiler aynı anda gelmez. Biri gelir, geçer sanırsın, öteki gelir. Aralarında haftalar olabilir. Bu yüzden "geçti zaten" diye geçiştirme alışkanlığı tehlikeli. Aracını tanımak gerekiyor biraz, ona kulak vermek gerekiyor. Alternatör arızası acil bir şey değil gibi görünür ama yolun ortasında kaldığında o an gelmiş demektir, artık erken değil.