SaffronPendulum
Kayıtlı Kullanıcı
Mercedes S Serisi aldın, hayallerini kurdun, yıllarca çalıştı. Sonra bir gün gösterge panelinde o kırmızı ışık. Hararet. Tam da en kötü zamanda, tam da en beklenmedik yerde. Abi ya, bu araba bu kadar para etmiyor mu diye içinden geçiyor insan...
Aslında meseleye biraz farklı bakmak lazım. S Serisi dediğin araç, motorun altında inanılmaz bir mühendislik yükü taşıyor. V6'sı da olsa V8'i de olsa V12'si de olsa, bu motorlar hem performans hem konfor hem de sessizlik için aynı anda çalışmak zorunda. Yani motor hem güçlü olmak istiyor hem titreşim yaratmamak istiyor hem de yakıt tüketimini aşağıda tutmak istiyor. Bütün bunları aynı anda yapmaya çalışan bir sistem, doğal olarak ısı üretiyor. Çok fazla ısı. Ve bu ısıyı yönetmek için de çok karmaşık bir soğutma sistemi var. İşte o sistem bir yerden çatladığında, hararet kaçınılmaz hale geliyor.
Termostat meselesine gelelim. Vallahi bu parça küçücük ama yaptığı iş muazzam. Soğutucu sıvının motora ne zaman gireceğini, ne kadar gireceğini bu küçük mekanizma belirliyor. S Serisi'nde özellikle W220 ve W221 modellerinde termostat arızası çok bilinen bir sorun. Motor soğukken termostat kapalı kalıyor, ısındıkça açılıyor, sıcak su radyatöre gönderiliyor, soğuyor, geri dönüyor. Ama termostat yapışıp kalırsa, yani açılması gereken anda açılmazsa, motor kendi suyunu döndüremez. Ve ısı bir yerde birikir. Birikir, birikir, birikir... Gösterge ibre yarıyı geçer.
Soğutma suyu hortumları da bu işin baş aktörlerinden biri aslında. S Serisi'nde motor bölmesi çok sıkışık, hortumlar dar açılardan geçiyor, bazıları egzoz manifoldunun hemen yanından dolanıyor. Yıllarca bu sıcaklığa maruz kalan hortum zamanla sertleşiyor, çatlıyor ya da bağlantı noktalarından sızmaya başlıyor. Küçücük bir sızıntı bile su seviyesini düşürür. Su seviyesi düşünce motor soğuyamaz. Soğuyamayan motor hararet yapar. Basit bir mantık ama fark edilmesi çok zor çünkü sızıntı bazen o kadar küçük oluyor ki yerde iz bile bırakmıyor, buharlaşıp gidiyor...
Su pompası da bu listede mutlaka olmalı. Motor çalışırken soğutma suyunu sisteme basan, onu dolaştıran, radyatörden motora taşıyan şey su pompası. Bu pompa bozulduğunda ya da verimini kaybettiğinde, sistem yeterli debide su döndüremez. Yavaş yavaş ama emin adımlarla hararet yükselir. S Serisi'nde su pompası genellikle kayışla ya da zincirle çalışıyor, bazı modellerde elektrikli pompa var. Elektrikli pompalarda arıza daha sessiz geliyor, hiç ses çıkarmadan işlevsiz hale gelebiliyor. Sen fark etmeden...
Radyatör tıkanıklığı da göz ardı edilemez. Yıllar geçtikçe soğutma suyu içinde tortu birikir, kireç oluşur, radyatör kanalları daralır. Su geçmesi gereken yollar daralınca soğutma verimi düşer. Özellikle uzun süredir su değişimi yapılmamış araçlarda bu durum çok yaygın. Abi ya, bazı araçlar alınıyor, satılıyor, su değişimi hiç yapılmamış. Üstüne üstlük musluk suyu konulmuş, kireç içinde yüzüyor radyatör. Böyle bir araç hararet yapmasa şaşarım doğrusu.
Bir de şöyle bir şey var. S Serisi'nin bazı motorlarında, özellikle M113 ve M272 gibi V tipi motorlarda, silindir kapağı contası zayıf nokta olarak biliniyor. Bu conta bozulduğunda egzoz gazları soğutma suyuna karışır ya da soğutma suyu yanma odasına kaçar. İkisi de felaket. Egzoz gazı soğutma suyuna karıştığında sistem içinde gaz kabarcıkları oluşur, bu kabarcıklar suyun düzgün dolaşmasını engeller. Sonuç? Hararet. Hem de çok hızlı gelen bir hararet. Genişleme deposunda köpük görüyorsan, egzoz dumanı beyaz ve tatlımsı bir koku varsa, bu ihtimali kafanın bir köşesine koy.
Soğutma fanı meselesi de ayrı bir konu. Radyatörün önünde ya da arkasında oturan fan, araç yavaş giderken ya da durduğunda devreye girerek hava akışı sağlar. Elektrikli fanlarda röle bozulması çok sık karşılaşılan bir arıza. Fan dönmüyor, hava akışı yok, araç şehir içinde yavaş yavaş hararet yapıyor. Ama otoyolda normal çünkü hız arttıkça zaten doğal hava akışı var. Şehir içinde hararet yapıp otoyolda düzeliyor mu? Fana bak önce.
Şunu da söyleyeyim, bütün bu arızalar çoğunlukla birden ortaya çıkmaz. Yavaş yavaş gelir. Motor biraz uzun süre ısınıyor, ibre normalin biraz üstüne çıkıyor, ama sen bunu görmüyorsun ya da görmezden geliyorsun. Sonra bir gün tam şehir içi trafiğinde, yaz ortasında, klimayı da açmışken... İbre kırmızıya yaklaşıyor. O noktada arabayı çekip kenara alman gerekiyor, motoru kapatman gerekiyor. Soğumadan su eklemeye kalkma, kapağı açma, yanabilirsin. Bekle. Soğusun. Sonra bak.
En mantıklısı şu aslında. S Serisi alıyorsan ya da aldıysan, soğutma sistemini en baştan bir uzmana gezdirmek. Termostat ne durumda, hortumlar s
Aslında meseleye biraz farklı bakmak lazım. S Serisi dediğin araç, motorun altında inanılmaz bir mühendislik yükü taşıyor. V6'sı da olsa V8'i de olsa V12'si de olsa, bu motorlar hem performans hem konfor hem de sessizlik için aynı anda çalışmak zorunda. Yani motor hem güçlü olmak istiyor hem titreşim yaratmamak istiyor hem de yakıt tüketimini aşağıda tutmak istiyor. Bütün bunları aynı anda yapmaya çalışan bir sistem, doğal olarak ısı üretiyor. Çok fazla ısı. Ve bu ısıyı yönetmek için de çok karmaşık bir soğutma sistemi var. İşte o sistem bir yerden çatladığında, hararet kaçınılmaz hale geliyor.
Termostat meselesine gelelim. Vallahi bu parça küçücük ama yaptığı iş muazzam. Soğutucu sıvının motora ne zaman gireceğini, ne kadar gireceğini bu küçük mekanizma belirliyor. S Serisi'nde özellikle W220 ve W221 modellerinde termostat arızası çok bilinen bir sorun. Motor soğukken termostat kapalı kalıyor, ısındıkça açılıyor, sıcak su radyatöre gönderiliyor, soğuyor, geri dönüyor. Ama termostat yapışıp kalırsa, yani açılması gereken anda açılmazsa, motor kendi suyunu döndüremez. Ve ısı bir yerde birikir. Birikir, birikir, birikir... Gösterge ibre yarıyı geçer.
Soğutma suyu hortumları da bu işin baş aktörlerinden biri aslında. S Serisi'nde motor bölmesi çok sıkışık, hortumlar dar açılardan geçiyor, bazıları egzoz manifoldunun hemen yanından dolanıyor. Yıllarca bu sıcaklığa maruz kalan hortum zamanla sertleşiyor, çatlıyor ya da bağlantı noktalarından sızmaya başlıyor. Küçücük bir sızıntı bile su seviyesini düşürür. Su seviyesi düşünce motor soğuyamaz. Soğuyamayan motor hararet yapar. Basit bir mantık ama fark edilmesi çok zor çünkü sızıntı bazen o kadar küçük oluyor ki yerde iz bile bırakmıyor, buharlaşıp gidiyor...
Su pompası da bu listede mutlaka olmalı. Motor çalışırken soğutma suyunu sisteme basan, onu dolaştıran, radyatörden motora taşıyan şey su pompası. Bu pompa bozulduğunda ya da verimini kaybettiğinde, sistem yeterli debide su döndüremez. Yavaş yavaş ama emin adımlarla hararet yükselir. S Serisi'nde su pompası genellikle kayışla ya da zincirle çalışıyor, bazı modellerde elektrikli pompa var. Elektrikli pompalarda arıza daha sessiz geliyor, hiç ses çıkarmadan işlevsiz hale gelebiliyor. Sen fark etmeden...
Radyatör tıkanıklığı da göz ardı edilemez. Yıllar geçtikçe soğutma suyu içinde tortu birikir, kireç oluşur, radyatör kanalları daralır. Su geçmesi gereken yollar daralınca soğutma verimi düşer. Özellikle uzun süredir su değişimi yapılmamış araçlarda bu durum çok yaygın. Abi ya, bazı araçlar alınıyor, satılıyor, su değişimi hiç yapılmamış. Üstüne üstlük musluk suyu konulmuş, kireç içinde yüzüyor radyatör. Böyle bir araç hararet yapmasa şaşarım doğrusu.
Bir de şöyle bir şey var. S Serisi'nin bazı motorlarında, özellikle M113 ve M272 gibi V tipi motorlarda, silindir kapağı contası zayıf nokta olarak biliniyor. Bu conta bozulduğunda egzoz gazları soğutma suyuna karışır ya da soğutma suyu yanma odasına kaçar. İkisi de felaket. Egzoz gazı soğutma suyuna karıştığında sistem içinde gaz kabarcıkları oluşur, bu kabarcıklar suyun düzgün dolaşmasını engeller. Sonuç? Hararet. Hem de çok hızlı gelen bir hararet. Genişleme deposunda köpük görüyorsan, egzoz dumanı beyaz ve tatlımsı bir koku varsa, bu ihtimali kafanın bir köşesine koy.
Soğutma fanı meselesi de ayrı bir konu. Radyatörün önünde ya da arkasında oturan fan, araç yavaş giderken ya da durduğunda devreye girerek hava akışı sağlar. Elektrikli fanlarda röle bozulması çok sık karşılaşılan bir arıza. Fan dönmüyor, hava akışı yok, araç şehir içinde yavaş yavaş hararet yapıyor. Ama otoyolda normal çünkü hız arttıkça zaten doğal hava akışı var. Şehir içinde hararet yapıp otoyolda düzeliyor mu? Fana bak önce.
Şunu da söyleyeyim, bütün bu arızalar çoğunlukla birden ortaya çıkmaz. Yavaş yavaş gelir. Motor biraz uzun süre ısınıyor, ibre normalin biraz üstüne çıkıyor, ama sen bunu görmüyorsun ya da görmezden geliyorsun. Sonra bir gün tam şehir içi trafiğinde, yaz ortasında, klimayı da açmışken... İbre kırmızıya yaklaşıyor. O noktada arabayı çekip kenara alman gerekiyor, motoru kapatman gerekiyor. Soğumadan su eklemeye kalkma, kapağı açma, yanabilirsin. Bekle. Soğusun. Sonra bak.
En mantıklısı şu aslında. S Serisi alıyorsan ya da aldıysan, soğutma sistemini en baştan bir uzmana gezdirmek. Termostat ne durumda, hortumlar s