SaffronPendulum
Kayıtlı Kullanıcı
Mercedes G Serisi'ne binen herkes bilir, bu araba sizi bir yere götürür ama aynı zamanda sürekli bir şeylere dikkat etmenizi ister. Şanzıman da bunların başında gelir zaten.
Vitesler geçerken hafif bir takılma hissi başlamışsa... bunu ilk seferde "geçer" diye geçiştirmeyin. O takılma genelde öyle geçmiyor.
Özellikle sabah soğukta aracı ilk çalıştırdığınızda vitesler geç geçiyorsa, bu şanzımanın size bir şey söylemeye çalıştığının habercisi olabilir. Sıcaklık normale gelince düzeliyor gibi görünse de aldanmayın, sorun orada duruyor.
Abi, bir de şu var: gaz veriyorsunuz ama araç sanki bir an düşünüyor, sonra ileri fırlıyor. Buna "vites gecikmesi" diyorlar ama halk arasında "araç boşa düşüyor" diye tarif edilir. İkisi de aynı kapıya çıkıyor.
Şanzıman yağı yakmaya başladığında egzostan tatlımsı bir koku gelir. Çok belirgin olmayabilir, ama burnunuz bir gün o kokuyu alırsa aklınızın bir köşesine not düşün.
Vites kolunu D'ye ya da R'ye attığınızda araç bir "tak" sesiyle takılıyorsa... bu normal değil. Bazı sürücüler bunu "G Serisi'nin karakteri" sanıyor. Vallahi hayır, o ses karakterden değil, bir sorundan geliyor.
Düz yolda sabit hızda giderken aracın hafifçe sarsıldığını, sanki üçüncü bir vites arasında kaldığını hissedebilirsiniz. Buna "hunting" deniyor teknik olarak. Araç hangi viteste kalacağına karar veremiyor yani.
Gösterge panelinde şanzımanla ilgili bir uyarı ışığı yanmış olabilir, ama bazen hiç ışık yanmadan da bu sorunlar yaşanır. O yüzden sadece ışığa bakıp "sorun yok" demek biraz riskli...
Şanzıman sıvısının rengine bakmak da çok şey anlatır aslında. Normalde kırmızımsı ya da açık kahve olması gerekir. Koyulaşmış, yanık kokulu, siyaha çalmış bir sıvı görüyorsanız o şanzıman zaten epeydir mutsuz demektir.
Bütün bunlar tek başına kesin teşhis koydurmuyor tabii. Ama iki üç tanesi bir arada görünmeye başladıysa, servisi ertelemek pek akıllıca olmaz. G Serisi'nde şanzıman işi, erken yakalanırsa çok daha az dert çıkarır.
Vitesler geçerken hafif bir takılma hissi başlamışsa... bunu ilk seferde "geçer" diye geçiştirmeyin. O takılma genelde öyle geçmiyor.
Özellikle sabah soğukta aracı ilk çalıştırdığınızda vitesler geç geçiyorsa, bu şanzımanın size bir şey söylemeye çalıştığının habercisi olabilir. Sıcaklık normale gelince düzeliyor gibi görünse de aldanmayın, sorun orada duruyor.
Abi, bir de şu var: gaz veriyorsunuz ama araç sanki bir an düşünüyor, sonra ileri fırlıyor. Buna "vites gecikmesi" diyorlar ama halk arasında "araç boşa düşüyor" diye tarif edilir. İkisi de aynı kapıya çıkıyor.
Şanzıman yağı yakmaya başladığında egzostan tatlımsı bir koku gelir. Çok belirgin olmayabilir, ama burnunuz bir gün o kokuyu alırsa aklınızın bir köşesine not düşün.
Vites kolunu D'ye ya da R'ye attığınızda araç bir "tak" sesiyle takılıyorsa... bu normal değil. Bazı sürücüler bunu "G Serisi'nin karakteri" sanıyor. Vallahi hayır, o ses karakterden değil, bir sorundan geliyor.
Düz yolda sabit hızda giderken aracın hafifçe sarsıldığını, sanki üçüncü bir vites arasında kaldığını hissedebilirsiniz. Buna "hunting" deniyor teknik olarak. Araç hangi viteste kalacağına karar veremiyor yani.
Gösterge panelinde şanzımanla ilgili bir uyarı ışığı yanmış olabilir, ama bazen hiç ışık yanmadan da bu sorunlar yaşanır. O yüzden sadece ışığa bakıp "sorun yok" demek biraz riskli...
Şanzıman sıvısının rengine bakmak da çok şey anlatır aslında. Normalde kırmızımsı ya da açık kahve olması gerekir. Koyulaşmış, yanık kokulu, siyaha çalmış bir sıvı görüyorsanız o şanzıman zaten epeydir mutsuz demektir.
Bütün bunlar tek başına kesin teşhis koydurmuyor tabii. Ama iki üç tanesi bir arada görünmeye başladıysa, servisi ertelemek pek akıllıca olmaz. G Serisi'nde şanzıman işi, erken yakalanırsa çok daha az dert çıkarır.