GraniteRhythm
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllar önce bir tanıdığın başına gelir bu iş. Adam E400'üyle uzun yola çıkmış, sabahın körü İstanbul'dan Ankara'ya gidecek. Yüz kilometre sonra vitesler geç atmaya başlar, sonra bir süre daha gider, sonra tamamen donup kalır. Yol kenarında beklerken şoför arar servisi, servis der ki "muhtemelen şanzıman." O an kafasında şimşekler çakar. Çünkü herkes bilir Mercedes şanzımanı demek para demektir.
9G-Tronic, Mercedes-Benz'in 2013 yılından itibaren geniş model yelpazesine entegre ettiği dokuz ileri otomatik şanzıman sistemidir. Mühendislik açısından bakıldığında oldukça sofistike bir yapıya sahiptir; çok sayıda friksiyon elemanı, karmaşık hidrolik devreler ve elektronik kontrol üniteleri iç içe geçmiş halde çalışır. Ama sofistike olan şey aynı zamanda kırılgandır da...
Vites geçişlerinde hissedilen sarsıntı meselesine bakmak gerekirse, bu şanzımanın en sık karşılaşılan şikayeti aslında tam da oradan gelir. Araç düşük hızda giderken, özellikle birinci ve ikinci vites arasında ya da park konumundan hareket ederken belirgin bir "jerk" hissi oluşur. Teknik adıyla shudder denen bu titreşim, çoğu zaman şanzıman yağının bozulmasından ya da yanlış viskozitedeki yağın kullanılmasından kaynaklanır. Ama iş sadece yağla bitmez vallahi.
Valf gövdesi, yani valve body, bu şanzımanın Aşil tendonu gibidir. İçindeki elektromanyetik solenoidler, yağ basıncını yönlendirerek vites geçişlerini kontrol eder. Zamanla bu solenoidlerin içindeki küçük delikler tıkanır, metal talaşları birikir, hassasiyet kaybolur. Araç bazen yanlış viteste kalır, bazen ani geçiş yapar, bazen de hiç geçiş yapmaz. Servis ekranına bağlandığında P0732, P0733 gibi kodlar karşılar teknisyeni. Bunlar vites oranı uyumsuzluk hatalarıdır ve çoğunlukla valf gövdesinin temizlenmesini ya da değiştirilmesini gerektirir.
Torque converter meselesi de cabası. Tork konvertörü, motor ile şanzıman arasındaki güç aktarımını sağlayan hidrolik bileşendir ve 9G-Tronic'te bu parçanın kilit mekanizması özellikle hassastır. Uzun süreli şehir içi kullanımda, sürekli kısmi yük altında çalışan bu kilit mekanizması aşınır. Titreşim başlar, yakıt tüketimi artar, hız sabitleyicide vites geçişleri düzensizleşir. Kimi araçlarda bu durum düşük hızlarda motor gibi hissettiren garip bir sallanmayla kendini belli eder. "Motor mu titriyor acaba" diye merak edersin ama hayır, iş şanzımandadır.
Yağ sirkülasyonu konusunda da söylenecek çok şey var. 9G-Tronic fabrika çıkışında ömür boyu yağ doldurulmuş olarak sunulur, yani teorik olarak yağ değişimi gerekmez. Ama bu teoride kalır. Pratikte özellikle 100.000 kilometreyi geçen araçlarda şanzıman yağı termal bozunmaya uğrar, viskozitesi değişir, içindeki katkı maddeleri tükenir. Bazı servisler bunu görmezden gelir, bazıları ise fark eder ve önerir. Yağ değişimi yapıldığında pek çok sorunun kendiliğinden ortadan kalktığını gören teknisyenler az değildir.
Elektronik kontrol ünitesi, yani TCU, ayrı bir hikayedir. Şanzımanın beyni diyebiliriz buna. Sensörlerden gelen verileri işler, vites geçiş zamanlamalarını belirler, sürüş moduna göre adaptasyon yapar. Ama bu ünite bazen yazılım kaynaklı sorunlar yaşar. Özellikle güncelleme yapılmamış araçlarda TCU'nun vites geçiş haritaları optimize değildir. Mercedes bu konuda zaman zaman teknik servis bültenleri yayınlamıştır; software update yapıldıktan sonra sorunun çözüldüğünü bildiren araç sahipleri oldukça fazladır. Abi, bazen sorun donanımda değil yazılımdadır yani.
Şanzıman ısınma problemi de göz ardı edilemez. Uzun yol sürüşlerinde ya da çekici olarak kullanılan araçlarda 9G-Tronic içindeki termal yük artar. Şanzıman yağ soğutucusu yettersiz kalabilir, yağ sıcaklığı kritik eşiği aşabilir. Bu durumda sistem kendini korumak için vites geçişlerini kısıtlar, bazı durumlarda limp mode'a, yani arıza moduna girer. Araç sadece belirli bir vites kademesinde çalışmaya devam eder, hız sınırlıdır, güç azalmıştır. Sürücü bunu önce motor arızası sanır, sonra lambalar yanar, sonra servise gider...
Mekanik aşınma tarafında ise çok diskli kavrama paketleri öne çıkar. 9G-Tronic'in dokuz vitesi, birden fazla kavrama paketinin eş zamanlı çalışmasını gerektirir. Bu paketlerin içindeki sürtünme diskleri zamanla incelir, kaplama malzemeleri dökülür, şanzıman yağına karışır. Yağ analizi yapıldığında bu durum hemen tespit edilebilir; renk koyulaşmıştır, metalik partikül içeriği yüksektir, yanık kokusu vardır. Geç kalınırsa kavrama paketi tamamen yanar ve şanzıman revizyona girer ki bu ciddi bir maliyet demektir.
Park konumundan çıkışta gecikme yaşanması da bu şanzımanın bilinen bir karakteristiğidir. Araç P'den D'ye ya da R'ye alındığında bazen yarım saniye ile bir saniye arasında bir gecikme olur, sonra sert bir şekilde vites girer. Sürücüler bunu genellikle "şanzıman boşlukta" diye tarif eder. Teknik
9G-Tronic, Mercedes-Benz'in 2013 yılından itibaren geniş model yelpazesine entegre ettiği dokuz ileri otomatik şanzıman sistemidir. Mühendislik açısından bakıldığında oldukça sofistike bir yapıya sahiptir; çok sayıda friksiyon elemanı, karmaşık hidrolik devreler ve elektronik kontrol üniteleri iç içe geçmiş halde çalışır. Ama sofistike olan şey aynı zamanda kırılgandır da...
Vites geçişlerinde hissedilen sarsıntı meselesine bakmak gerekirse, bu şanzımanın en sık karşılaşılan şikayeti aslında tam da oradan gelir. Araç düşük hızda giderken, özellikle birinci ve ikinci vites arasında ya da park konumundan hareket ederken belirgin bir "jerk" hissi oluşur. Teknik adıyla shudder denen bu titreşim, çoğu zaman şanzıman yağının bozulmasından ya da yanlış viskozitedeki yağın kullanılmasından kaynaklanır. Ama iş sadece yağla bitmez vallahi.
Valf gövdesi, yani valve body, bu şanzımanın Aşil tendonu gibidir. İçindeki elektromanyetik solenoidler, yağ basıncını yönlendirerek vites geçişlerini kontrol eder. Zamanla bu solenoidlerin içindeki küçük delikler tıkanır, metal talaşları birikir, hassasiyet kaybolur. Araç bazen yanlış viteste kalır, bazen ani geçiş yapar, bazen de hiç geçiş yapmaz. Servis ekranına bağlandığında P0732, P0733 gibi kodlar karşılar teknisyeni. Bunlar vites oranı uyumsuzluk hatalarıdır ve çoğunlukla valf gövdesinin temizlenmesini ya da değiştirilmesini gerektirir.
Torque converter meselesi de cabası. Tork konvertörü, motor ile şanzıman arasındaki güç aktarımını sağlayan hidrolik bileşendir ve 9G-Tronic'te bu parçanın kilit mekanizması özellikle hassastır. Uzun süreli şehir içi kullanımda, sürekli kısmi yük altında çalışan bu kilit mekanizması aşınır. Titreşim başlar, yakıt tüketimi artar, hız sabitleyicide vites geçişleri düzensizleşir. Kimi araçlarda bu durum düşük hızlarda motor gibi hissettiren garip bir sallanmayla kendini belli eder. "Motor mu titriyor acaba" diye merak edersin ama hayır, iş şanzımandadır.
Yağ sirkülasyonu konusunda da söylenecek çok şey var. 9G-Tronic fabrika çıkışında ömür boyu yağ doldurulmuş olarak sunulur, yani teorik olarak yağ değişimi gerekmez. Ama bu teoride kalır. Pratikte özellikle 100.000 kilometreyi geçen araçlarda şanzıman yağı termal bozunmaya uğrar, viskozitesi değişir, içindeki katkı maddeleri tükenir. Bazı servisler bunu görmezden gelir, bazıları ise fark eder ve önerir. Yağ değişimi yapıldığında pek çok sorunun kendiliğinden ortadan kalktığını gören teknisyenler az değildir.
Elektronik kontrol ünitesi, yani TCU, ayrı bir hikayedir. Şanzımanın beyni diyebiliriz buna. Sensörlerden gelen verileri işler, vites geçiş zamanlamalarını belirler, sürüş moduna göre adaptasyon yapar. Ama bu ünite bazen yazılım kaynaklı sorunlar yaşar. Özellikle güncelleme yapılmamış araçlarda TCU'nun vites geçiş haritaları optimize değildir. Mercedes bu konuda zaman zaman teknik servis bültenleri yayınlamıştır; software update yapıldıktan sonra sorunun çözüldüğünü bildiren araç sahipleri oldukça fazladır. Abi, bazen sorun donanımda değil yazılımdadır yani.
Şanzıman ısınma problemi de göz ardı edilemez. Uzun yol sürüşlerinde ya da çekici olarak kullanılan araçlarda 9G-Tronic içindeki termal yük artar. Şanzıman yağ soğutucusu yettersiz kalabilir, yağ sıcaklığı kritik eşiği aşabilir. Bu durumda sistem kendini korumak için vites geçişlerini kısıtlar, bazı durumlarda limp mode'a, yani arıza moduna girer. Araç sadece belirli bir vites kademesinde çalışmaya devam eder, hız sınırlıdır, güç azalmıştır. Sürücü bunu önce motor arızası sanır, sonra lambalar yanar, sonra servise gider...
Mekanik aşınma tarafında ise çok diskli kavrama paketleri öne çıkar. 9G-Tronic'in dokuz vitesi, birden fazla kavrama paketinin eş zamanlı çalışmasını gerektirir. Bu paketlerin içindeki sürtünme diskleri zamanla incelir, kaplama malzemeleri dökülür, şanzıman yağına karışır. Yağ analizi yapıldığında bu durum hemen tespit edilebilir; renk koyulaşmıştır, metalik partikül içeriği yüksektir, yanık kokusu vardır. Geç kalınırsa kavrama paketi tamamen yanar ve şanzıman revizyona girer ki bu ciddi bir maliyet demektir.
Park konumundan çıkışta gecikme yaşanması da bu şanzımanın bilinen bir karakteristiğidir. Araç P'den D'ye ya da R'ye alındığında bazen yarım saniye ile bir saniye arasında bir gecikme olur, sonra sert bir şekilde vites girer. Sürücüler bunu genellikle "şanzıman boşlukta" diye tarif eder. Teknik