TurquoiseFjord
Kayıtlı Kullanıcı
Marş motoru yavaş dönüyorsa, araç sana bir şey söylemeye çalışıyor. Bunu görmezden gelmek en pahalı hatalardan biri olur çoğu zaman. Yavaş dönen bir marş, "ben bittim" demez doğrudan; ama o ağır, çekingen ses tam olarak bunu anlatır aslında.
Aküye bakılmadan bu işin sonu gelmez. Vallahi, her on marş sorununda dokuzu akü kaynaklıdır desem yanlış olmaz. Akü voltajı düşünce marş motoru yeterli elektrik alamaz, döner ama dönemez gibi bir hal alır. Yani dönüyor, ama içi boş bir dönüş bu...
Kablo bağlantıları da bu işin baş şüphelilerinden. Oksitlenmiş, gevşek ya da yıpranmış bir kablo, akü sapasağlam olsa bile marşa yeterli akım geçirmez. Çok basit bir şey gibi görünür ama tam olarak bu yüzden atlanır. Gözden kaçan şeyler hep en basit olanlar olur.
Marş motorunun kendisi de suçlu olabilir elbette. İçindeki kömürler aşınmış, kollektör kirlenmiş ya da sargılar zayıflamışsa motor döner ama güçsüz döner. Sanki sabah kalkmak istemeyen biri gibi; hareket var, irade yok. Tam olarak öyle bir his...
Motor yağı da bu denkleme giriyor, abi. Özellikle soğuk havalarda kalın yağ, motoru döndürmek için çok daha fazla güç gerektirir. Marş bu yükü taşıyamazsa yavaşlar. Yani bazen sorun marşta değil, yağın viskozitesinde aranmalı.
Kontak anahtarından gelen sinyal de zayıf olabilir. Bu çok az konuşulan bir şey ama röle ya da kontak arızaları tam olarak bu belirtiyi verir. Marş döner ama sanki yarı uykuda gibi... Teşhis koymadan önce bu ihtimal de masaya yatırılmalı.
Şunu da söylemek gerekir: yavaş dönen marş her zaman arıza değildir. Bazen araç uzun süre kullanılmamıştır, bazen hava çok soğuktur, bazen akü sadece biraz inmiştir. Ama bu belirtiyi hafife almak da olmaz. Bir kez geçer, iki kez geçer; üçüncüsünde araç hiç başlamaz.
En doğrusu şu: marşın sesini tanı. Her arabanın marşı farklı çıkar ses, ama senin arabanın olağan sesi nasıl, bunu bilmek zorundasın. Değişiklik hissedildiği anda, o günkü işi bırak ve bakıma götür. Çünkü bu işleri "sonraya" bırakmak, sonrayı hiç getirmiyor bazen.
Aküye bakılmadan bu işin sonu gelmez. Vallahi, her on marş sorununda dokuzu akü kaynaklıdır desem yanlış olmaz. Akü voltajı düşünce marş motoru yeterli elektrik alamaz, döner ama dönemez gibi bir hal alır. Yani dönüyor, ama içi boş bir dönüş bu...
Kablo bağlantıları da bu işin baş şüphelilerinden. Oksitlenmiş, gevşek ya da yıpranmış bir kablo, akü sapasağlam olsa bile marşa yeterli akım geçirmez. Çok basit bir şey gibi görünür ama tam olarak bu yüzden atlanır. Gözden kaçan şeyler hep en basit olanlar olur.
Marş motorunun kendisi de suçlu olabilir elbette. İçindeki kömürler aşınmış, kollektör kirlenmiş ya da sargılar zayıflamışsa motor döner ama güçsüz döner. Sanki sabah kalkmak istemeyen biri gibi; hareket var, irade yok. Tam olarak öyle bir his...
Motor yağı da bu denkleme giriyor, abi. Özellikle soğuk havalarda kalın yağ, motoru döndürmek için çok daha fazla güç gerektirir. Marş bu yükü taşıyamazsa yavaşlar. Yani bazen sorun marşta değil, yağın viskozitesinde aranmalı.
Kontak anahtarından gelen sinyal de zayıf olabilir. Bu çok az konuşulan bir şey ama röle ya da kontak arızaları tam olarak bu belirtiyi verir. Marş döner ama sanki yarı uykuda gibi... Teşhis koymadan önce bu ihtimal de masaya yatırılmalı.
Şunu da söylemek gerekir: yavaş dönen marş her zaman arıza değildir. Bazen araç uzun süre kullanılmamıştır, bazen hava çok soğuktur, bazen akü sadece biraz inmiştir. Ama bu belirtiyi hafife almak da olmaz. Bir kez geçer, iki kez geçer; üçüncüsünde araç hiç başlamaz.
En doğrusu şu: marşın sesini tanı. Her arabanın marşı farklı çıkar ses, ama senin arabanın olağan sesi nasıl, bunu bilmek zorundasın. Değişiklik hissedildiği anda, o günkü işi bırak ve bakıma götür. Çünkü bu işleri "sonraya" bırakmak, sonrayı hiç getirmiyor bazen.