GraniteRhythm
Kayıtlı Kullanıcı
Motorda bir şeyler ters gittiğinde insan hissediyor zaten. Tam olarak ne olduğunu bilmese de bir his var, bir rahatsızlık. Silindir kapağı çatlağında da iş böyle başlıyor çoğu zaman. Küçük bir ipucu, sonra bir tane daha, sonra bakıyorsun ki motor sana bir süredir bir şeyler söylemeye çalışıyormuş sen duymamışsın.
Soğutma suyuna bak önce. Vallahi bu kadar basit. Kapağı açtığında yağlı bir köpük görüyorsan, yüzeyde kahverengi bir leke, bir kıvamlılık varsa... dur bir dakika. Bu su değil artık. Motor yağı soğutma suyuna karışıyordur büyük ihtimalle ve bu çatlaktan başka bir şeyle olmuyor genelde.
Egzozdan beyaz duman çıkıyor mu sürekli? Motor ısındıktan sonra da devam ediyorsa o duman, bu normal değil. Soğuk havada çıkan buhar bir süre sonra kesilir, bilirsin. Ama ısındıktan sonra da çıkmaya devam ediyorsa, hem de tatlımsı bir koku eşliğinde, antifriz yanıyordur yanma odasında. Çatlak kapaktan geçiyor ve oraya ulaşıyor.
Motor yağını kontrol etmek bazen en net cevabı veriyor. Dipstick'i çektiğinde yağ normalden açık renkli mi, köpüklü mü, hatta kahve köpüğüne mi benziyor? İşte o an zaten cevabı almış oluyorsun. Su yağa karışmış demek. İki ayrı sıvı bir arada olmaması gereken yerde buluşmuş.
Motor ısınırken ya da ısındıktan sonra radyatör kapağını dikkatli aç, tabii basınç düşmüşse. İçeride yağ lekesi, yüzeyde bir film tabakası görüyorsan... bu da aynı hikayenin parçası. Soğutma sistemi temiz su taşımalı, başka bir şey değil. Orada yağ işi yok.
Araç bazen kendiliğinden ısınmaya başlar. Termometre çıkıyor, sen suyu kontrol ediyorsun dolu, pompada sorun yok, termostat değiştirildi ama yine ısınıyor. Bir türlü çözülemiyor. İşte bu noktada silindir kapağı aklına gelmiyorsa, gelmesi lazım. Çatlak kapak soğutma sistemini düzgün çalıştırmaz çünkü, basınç kaçar, sistem kendini besleyemez.
Abi şunu da söyleyeyim, bu arızayı çok erken yakalamak mümkün. Ama insan erteliyor işte. "Biraz köpük var, bir bakarım" diyor, bakmıyor. "Duman çıkıyor ama hep böyleydi" diyor, öyle değildi. Silindir kapağı çatlağı beklemez, büyür. Küçük bir çatlak zamanla motoru içten mahveder.
Kompresyon testi de çok şey söyler. Bir tamirci kompresyon ölçtüğünde silindir basınçları arasında ciddi fark varsa, bir silindir düşük kalıyorsa bu kapaktan kaçış olabilir. Bunu evde yapmak zor ama iyi bir tamirciye "kompresyon ölçer misin" demek hiç zor değil.
Bazen araç düz giderken titriyor, rölantide sarsılıyor, güç kaybı var ama neden olduğu bilinmiyor. Buji değişti, filtre değişti, hâlâ aynı. Bu da kapak çatlağının işareti olabilir çünkü yanma odasına su girdiğinde silindir düzgün ateşleme yapamıyor. Motor eksik çalışıyor, sen de hissediyorsun bunu direksiyonda.
Bir de şu var... Araç uzun süre park halindeyken altında su birikintisi oluyor mu? Sadece klima suyu değil, gerçek bir sızıntı. Soğutma suyu bir yerden kaçıyorsa ve gözle görünür bir hortum ya da radyatör sorunu yoksa, kapaktan sızıyor olabilir. Dışarıya değil içeriye sızıyorsa zaten daha tehlikeli, çünkü belli etmiyor.
Tüm bunları bir arada düşün. Tek başına beyaz duman bir şey ifade etmeyebilir. Tek başına köpüklü yağ da. Ama ikisi bir aradaysa, üstüne ısınma sorunu da varsa, işte o zaman artık tahmin değil neredeyse kesin. Erken davranmak motoru kurtarır. Geç kalmak ise çoğu zaman motoru değiştirmekle biter. Bunu yaşayan bilir ne demek istediğimi.
Soğutma suyuna bak önce. Vallahi bu kadar basit. Kapağı açtığında yağlı bir köpük görüyorsan, yüzeyde kahverengi bir leke, bir kıvamlılık varsa... dur bir dakika. Bu su değil artık. Motor yağı soğutma suyuna karışıyordur büyük ihtimalle ve bu çatlaktan başka bir şeyle olmuyor genelde.
Egzozdan beyaz duman çıkıyor mu sürekli? Motor ısındıktan sonra da devam ediyorsa o duman, bu normal değil. Soğuk havada çıkan buhar bir süre sonra kesilir, bilirsin. Ama ısındıktan sonra da çıkmaya devam ediyorsa, hem de tatlımsı bir koku eşliğinde, antifriz yanıyordur yanma odasında. Çatlak kapaktan geçiyor ve oraya ulaşıyor.
Motor yağını kontrol etmek bazen en net cevabı veriyor. Dipstick'i çektiğinde yağ normalden açık renkli mi, köpüklü mü, hatta kahve köpüğüne mi benziyor? İşte o an zaten cevabı almış oluyorsun. Su yağa karışmış demek. İki ayrı sıvı bir arada olmaması gereken yerde buluşmuş.
Motor ısınırken ya da ısındıktan sonra radyatör kapağını dikkatli aç, tabii basınç düşmüşse. İçeride yağ lekesi, yüzeyde bir film tabakası görüyorsan... bu da aynı hikayenin parçası. Soğutma sistemi temiz su taşımalı, başka bir şey değil. Orada yağ işi yok.
Araç bazen kendiliğinden ısınmaya başlar. Termometre çıkıyor, sen suyu kontrol ediyorsun dolu, pompada sorun yok, termostat değiştirildi ama yine ısınıyor. Bir türlü çözülemiyor. İşte bu noktada silindir kapağı aklına gelmiyorsa, gelmesi lazım. Çatlak kapak soğutma sistemini düzgün çalıştırmaz çünkü, basınç kaçar, sistem kendini besleyemez.
Abi şunu da söyleyeyim, bu arızayı çok erken yakalamak mümkün. Ama insan erteliyor işte. "Biraz köpük var, bir bakarım" diyor, bakmıyor. "Duman çıkıyor ama hep böyleydi" diyor, öyle değildi. Silindir kapağı çatlağı beklemez, büyür. Küçük bir çatlak zamanla motoru içten mahveder.
Kompresyon testi de çok şey söyler. Bir tamirci kompresyon ölçtüğünde silindir basınçları arasında ciddi fark varsa, bir silindir düşük kalıyorsa bu kapaktan kaçış olabilir. Bunu evde yapmak zor ama iyi bir tamirciye "kompresyon ölçer misin" demek hiç zor değil.
Bazen araç düz giderken titriyor, rölantide sarsılıyor, güç kaybı var ama neden olduğu bilinmiyor. Buji değişti, filtre değişti, hâlâ aynı. Bu da kapak çatlağının işareti olabilir çünkü yanma odasına su girdiğinde silindir düzgün ateşleme yapamıyor. Motor eksik çalışıyor, sen de hissediyorsun bunu direksiyonda.
Bir de şu var... Araç uzun süre park halindeyken altında su birikintisi oluyor mu? Sadece klima suyu değil, gerçek bir sızıntı. Soğutma suyu bir yerden kaçıyorsa ve gözle görünür bir hortum ya da radyatör sorunu yoksa, kapaktan sızıyor olabilir. Dışarıya değil içeriye sızıyorsa zaten daha tehlikeli, çünkü belli etmiyor.
Tüm bunları bir arada düşün. Tek başına beyaz duman bir şey ifade etmeyebilir. Tek başına köpüklü yağ da. Ama ikisi bir aradaysa, üstüne ısınma sorunu da varsa, işte o zaman artık tahmin değil neredeyse kesin. Erken davranmak motoru kurtarır. Geç kalmak ise çoğu zaman motoru değiştirmekle biter. Bunu yaşayan bilir ne demek istediğimi.