SaffronCadence
Kayıtlı Kullanıcı
Çoğu sürücü bu sistemi bir kez dener, sonra ya yanlış anlar ya da hiç kullanmaz. Mercedes DISTRONIC, arabanın içindeki en güçlü teknolojilerden biri ama kullanım kılavuzunu okuyan kaç kişi var ki gerçekten?
Direksiyon başına geçtiğinizde sol kolda bir kol var. O kol sadece vites değil. DISTRONIC'i aktive etmek için o kolu kendinize doğru çekip ardından hız ayar tuşlarına basmanız gerekiyor. Kulağa basit geliyor. Ama burada durun, çünkü sistemi açmak ayrı bir şey, sisteme güvenmek bambaşka bir şey.
Dur-kalk özelliği trafikte devreye giriyor. Araç önünüzdeki araçla mesafeyi takip ediyor, yavaşlıyor, gerekirse tam olarak duruyor. Vallahi, ilk kez tam durduğunda insan şaşırıyor. Ayak frende değil, el direksiyonda, ama araç kendi kendine durmuş. Sistem sizi bırakmıyor...
Mesafe ayarı kritik. Direksiyon arkasındaki çubuk üzerinde mesafe kademeleri var, genellikle dört kademe. Kısa, orta, uzun, çok uzun. Şehir içinde ikinci kademe yeterli ama otoyolda üçüncü ya da dördüncüyü seçmezseniz sistem çok agresif fren yapıyor, arkadaki araç sizi eziyor. Bu ayrımı bilmeden kullananlar DISTRONIC'i sevmiyor. Haksız da değiller aslında.
Durma sonrasında yeniden hareket etmek için iki seçenek var. Ya gaz pedalına hafifçe basıyorsunuz ya da direksiyondaki özgeçme tuşuna. Ama şunu bilin; araç üç saniyeden fazla durduysa sistem pasif hale geçiyor. Yani siz gaz bekliyorsunuz, araç da sizi bekliyor. Abi ya, bu noktada trafik birikmeye başlıyor, arkadakiler korna çalıyor...
Kör nokta uyarısı ile DISTRONIC birlikte çalışıyor. Yan şeritte araç varken sistem şerit değiştirmenizi engellemez ama sizi uyarır. Bazı sürücüler bu uyarıyı sisteme güvensizlik olarak yorumluyor, oysa tam tersi. Mercedes burada size güveniyor, son kararı size bırakıyor.
Yağmurlu havada radar performansı düşüyor. Bu bir kusur değil, fizik kanunu. Yoğun yağışta sistem sizi uyarıyor ve kontrolü geri istiyor. O uyarı geldiğinde direksiyona sahip çıkın, sistemi suçlamayın. Teknoloji sınırlarını biliyor, peki ya siz?
Hız ayarı en çok göz ardı edilen detay. Hız sabitleyici kısmı için istediğiniz hızı ayarlamak yetmiyor, o hızın altına düşüldüğünde sistemin ne yapacağını da anlamanız lazım. Araç önünüzdeki trafiğe göre hızı kendi düşürüyor, ama sizin belirlediğiniz hızın üzerine çıkmıyor. Yani 130 ayarlarsanız araç 130'u aşmıyor, önünüz açılsa bile. Mantıklı. Güvenli. Ama bunu bilmeden kullananlar neden hızlanmıyor diye sistemi kapatıyor.
Tünel girişlerinde dikkat. Bazı modellerde kamera ve radar geçişte kısa bir süre senkronizasyon kaybı yaşıyor. Milisaniyeler. Ama yeterlice gergin bir sürücü için bu milisaniyeler çok uzun hissettiriyor. Paniklemeden bekleyin, sistem toparlanıyor.
Sürücü dikkat sistemiyle entegrasyon var. Uzun süre direksiyon dokunuşu olmadan gidilirse sistem uyarı veriyor, ısrar ederse kontrolü devre dışı bırakıyor. Bu özellik çok tartışıldı. Ama billahi, otoyolda uyuyakalan sürücüler düşünüldüğünde bu müdahale haksız değil.
DISTRONIC'i gerçekten öğrenmek istiyorsanız önce boş bir otoyolda deneyin. Trafik yokken sistemin nasıl davrandığını gözlemleyin. Sonra yoğun trafiğe girin. İki deneyim arasındaki farkı hissedince sistem artık sizin için yabancı olmaktan çıkıyor. Teknoloji anlaşılmayı hak ediyor. Siz de onu anlamayı.
Direksiyon başına geçtiğinizde sol kolda bir kol var. O kol sadece vites değil. DISTRONIC'i aktive etmek için o kolu kendinize doğru çekip ardından hız ayar tuşlarına basmanız gerekiyor. Kulağa basit geliyor. Ama burada durun, çünkü sistemi açmak ayrı bir şey, sisteme güvenmek bambaşka bir şey.
Dur-kalk özelliği trafikte devreye giriyor. Araç önünüzdeki araçla mesafeyi takip ediyor, yavaşlıyor, gerekirse tam olarak duruyor. Vallahi, ilk kez tam durduğunda insan şaşırıyor. Ayak frende değil, el direksiyonda, ama araç kendi kendine durmuş. Sistem sizi bırakmıyor...
Mesafe ayarı kritik. Direksiyon arkasındaki çubuk üzerinde mesafe kademeleri var, genellikle dört kademe. Kısa, orta, uzun, çok uzun. Şehir içinde ikinci kademe yeterli ama otoyolda üçüncü ya da dördüncüyü seçmezseniz sistem çok agresif fren yapıyor, arkadaki araç sizi eziyor. Bu ayrımı bilmeden kullananlar DISTRONIC'i sevmiyor. Haksız da değiller aslında.
Durma sonrasında yeniden hareket etmek için iki seçenek var. Ya gaz pedalına hafifçe basıyorsunuz ya da direksiyondaki özgeçme tuşuna. Ama şunu bilin; araç üç saniyeden fazla durduysa sistem pasif hale geçiyor. Yani siz gaz bekliyorsunuz, araç da sizi bekliyor. Abi ya, bu noktada trafik birikmeye başlıyor, arkadakiler korna çalıyor...
Kör nokta uyarısı ile DISTRONIC birlikte çalışıyor. Yan şeritte araç varken sistem şerit değiştirmenizi engellemez ama sizi uyarır. Bazı sürücüler bu uyarıyı sisteme güvensizlik olarak yorumluyor, oysa tam tersi. Mercedes burada size güveniyor, son kararı size bırakıyor.
Yağmurlu havada radar performansı düşüyor. Bu bir kusur değil, fizik kanunu. Yoğun yağışta sistem sizi uyarıyor ve kontrolü geri istiyor. O uyarı geldiğinde direksiyona sahip çıkın, sistemi suçlamayın. Teknoloji sınırlarını biliyor, peki ya siz?
Hız ayarı en çok göz ardı edilen detay. Hız sabitleyici kısmı için istediğiniz hızı ayarlamak yetmiyor, o hızın altına düşüldüğünde sistemin ne yapacağını da anlamanız lazım. Araç önünüzdeki trafiğe göre hızı kendi düşürüyor, ama sizin belirlediğiniz hızın üzerine çıkmıyor. Yani 130 ayarlarsanız araç 130'u aşmıyor, önünüz açılsa bile. Mantıklı. Güvenli. Ama bunu bilmeden kullananlar neden hızlanmıyor diye sistemi kapatıyor.
Tünel girişlerinde dikkat. Bazı modellerde kamera ve radar geçişte kısa bir süre senkronizasyon kaybı yaşıyor. Milisaniyeler. Ama yeterlice gergin bir sürücü için bu milisaniyeler çok uzun hissettiriyor. Paniklemeden bekleyin, sistem toparlanıyor.
Sürücü dikkat sistemiyle entegrasyon var. Uzun süre direksiyon dokunuşu olmadan gidilirse sistem uyarı veriyor, ısrar ederse kontrolü devre dışı bırakıyor. Bu özellik çok tartışıldı. Ama billahi, otoyolda uyuyakalan sürücüler düşünüldüğünde bu müdahale haksız değil.
DISTRONIC'i gerçekten öğrenmek istiyorsanız önce boş bir otoyolda deneyin. Trafik yokken sistemin nasıl davrandığını gözlemleyin. Sonra yoğun trafiğe girin. İki deneyim arasındaki farkı hissedince sistem artık sizin için yabancı olmaktan çıkıyor. Teknoloji anlaşılmayı hak ediyor. Siz de onu anlamayı.