Amortisörlerin arızalı olduğu nasıl anlaşılır?

OpalCadence

Kayıtlı Kullanıcı
Bir sabah işe giderken araç her tümsekte garip bir ses çıkarmaya başlamışsa, sürücü bunu genellikle "yol bozuk" diye geçiştirir. Vallahi, çoğu zaman öyle yapılır. Ama o ses bazen yoldan değil, aracın altından, tam da amortisörün bağlandığı noktadan geliyordur...

Amortisör denen şey aslında çok sessiz bir fedakârdır. Her çukurda, her virajda, her ani frende devreye girer; kimse fark etmez, kimse teşekkür etmez. Ta ki arızalanana kadar. Arızalandığında ise kendini öyle bir belli eder ki, artık görmezden gelmek mümkün olmaz. Ya da olur mu? Bazı sürücüler aylarca sürer götürür...

Direksiyon sallanmaya başlar mesela. Düz bir yolda bile araç sağa sola çeker gibi yapar, sürücü farkında olmadan direksiyonu sürekli düzeltir durur. Bu bir yorgunluk değil, bir işaret. Amortisörler görevini yapamadığında tekerlek zeminden tam anlamıyla kopuk davranmaya başlar; yani araç yüzer gibi bir his verir. Teknik adıyla buna "yüzme etkisi" denir ve son derece tehlikeli bir durumdur.

Bir de şu var: frenleme mesafesi uzar. Bunu çoğu kişi fark etmez çünkü mesafe uzaması milimlerle başlar, yavaş yavaş artarak devam eder. Abi, frene bastığında araç eskisi gibi durmuyor ama insan bunu alışkanlıkla normalleştiriyor. Oysa amortisör arızası fren sisteminin verimliliğini doğrudan etkiler; tekerlek zemine tam basamadığında fren diski de tam tutamaz, basit.

Araç tümsekten geçtikten sonra iki üç kez zıplıyorsa... işte bu çok net bir belirtidir. Sağlıklı bir amortisör, tümsekten geçişin hemen ardından titreşimi söndürür ve araç stabilize olur. Ama amortisör yıpranmışsa bu sönümleme gerçekleşmez. Araç sallanmaya devam eder, sanki yay üzerinde oturuyormuş gibi. Bunu test etmek de aslında çok kolaydır: aracın ön ya da arka köşesine bastırıp bırakılır; eğer araç bir iki kez zıplayıp duruyorsa sorun yok, ama daha fazla sallanıyorsa amortisör değişim istiyor demektir.

Lastikler de çok şey anlatır. Amortisör arızasında lastiklerde düzensiz aşınma desenleri oluşur; bir taraf daha çok aşınmış, yüzey pürüzlü, bazı noktalarda köseleleşme var... Bunlar tesadüf değil. Tekerlek zemine eşit baskı uygulayamadığında lastik de eşit aşınmaz. Lastik tamircisinin "amortisörlerinize bakın" demesi boşuna değildir, o adam lastikten okur durumu.

Gürültü meselesi de ayrı bir başlık açmayı hak eder. Tıkırtı, vuruntu, metal üstüne metal sesi... Özellikle düşük hızda tümsekten geçerken duyulan "gürk" sesi, amortisör veya bağlantı elemanlarının sorununa işaret eder. Kimi zaman bu ses rot başından gelir, kimi zaman amortisör üst takozu çatlamıştır. Fark etmek için o sesi dinlemek gerekir, yani müzik sesini kısmak gerekir bir süreliğine...

Araç park halindeyken bile bir şeyler söyler. Aracın bir köşesi diğerlerine göre daha aşağıda duruyorsa, yani araç düzgün oturmuyorsa, o taraftaki amortisör ya da yay ciddi sorun yaşıyor olabilir. Bunu görmek için araçtan birkaç adım geri çekilip bakılması yeterlidir. Basit bir gözlem, bazen çok şeyi açıklar.

Uzun yolculukta sürücünün normalden fazla yorulması da bir işarettir aslında. Araç her tümsekte sarsıyorsa, sürücü farkında olmadan kaslarını sürekli gererek denge sağlamaya çalışır. Saatler sonra omuzlarda, boyunda, belde ağrı başlar. Bunu "uzun yol yorgunluğu" diye geçiştirmek kolaydır ama asıl neden aracın sürüş konforu kaybetmiş olmasıdır.

Amortisör ömrü genel olarak seksen bin ile yüz bin kilometre arasında gösterilir, ama bu rakamlar yol koşullarına, sürüş tarzına ve aracın ağırlığına göre ciddi biçimde değişir. Türkiye yollarında bu süre çok daha kısa olabilir... Kötü asfalt, çukurlar, kasis üstü kasis; amortisör burada gerçekten çok çalışır.

Sonuç olarak araç bir şeyler anlatmaya çalışıyordur her zaman. Sürücünün görevi o dili öğrenmek, o sesleri, o hisleri okumak. Sallanma, vuruntu, düzensiz aşınma, uzayan fren mesafesi... Bunların hepsi birer cümledir. Ve bu cümleler okunmadığında, hikâye genellikle serviste, bazen de yolda ortada kalarak son bulur.
 
Geri
Üst