Amortisör takozu arızası hangi seslere neden olur?

OpalCadence

Kayıtlı Kullanıcı
Araç hareket halindeyken gelen sesler, sürücünün kulağına bir şifre gibi düşer. Kimi zaman "geçer" denir, kimi zaman "bak bakalım" diye ertelenir. Ama bazı sesler var ki... tam olarak nereden geldiği anlaşılamaz, tanımlanamaz, üstüne bir türlü parmak konulamaz. İşte amortisör takozundan gelen ses de tam olarak böyle bir şeydir.

Takoz denen parça aslında son derece mütevazı bir görev üstlenir. Amortisörün üst kısmında, şasi ile süspansiyon arasında oturur; titreşimi keser, sesi yutar, darbeyi hafifletir. Küçüktür, göze batmaz, kimse ondan söz etmez. Ta ki arızalanana kadar.

Yolda bir kasis geçildiğinde kaba bir "tok" sesi duyuluyorsa, bu sesi motor bölgesine ya da egzoza bağlamak çok kolaydır. Ama değildir. O ses çoğu zaman takozdan gelir. Kısa, keskin, metalik değil ama boş... sanki bir şey yerinden oynamış gibi bir ses. Abi ya, tam tarif etmek zor ama bir kez duyulunca unutulmuyor.

Arızalı bir takozun en belirgin sesi virajlarda ortaya çıkar. Direksiyon kırıldığında, özellikle düşük hızda park manevrasında ya da dar bir sokakta dönerken "gıcırtı" benzeri bir ses gelir. Bazıları bunu fren sesine benzetir, bazıları kapı menteşesine. İkisi de değildir. O ses, yıpranmış takoz lastiğinin metal yüzeyle temasıdır. Sürtünme. Saf, ham sürtünme.

Düzlükte her şey yolundayken sürücü neredeyse hiçbir şey fark etmez. Takoz zaten düzlükte çok konuşmaz. Ama bozuk bir zemin, uzun bir köy yolu ya da kaldırım taşı döşeli bir cadde... işte orada kendini belli eder. Tekrarlayan, ritmik, hafif çıkıntılı bir "tık tık" sesi. Sanki biri alttan yavaşça vuruyormuş gibi. Titreşimle birleşince zaman zaman direksiyon simidine de yansır.

Vallahi bu seslerin bir kısmı o kadar hafif başlar ki, sürücü müziği biraz kısıp dinlediğinde bile tam emin olamaz. "Yok gibi" der, müziği açar. Ertesi gün biraz daha net gelir. Bir hafta sonra artık müzik kısılmadan duyulur hale gelir. Takoz arızaları böyle ilerler; sinsi, ağır, sessizce.

Özellikle soğuk havalarda bu sesler daha da belirginleşir. Lastik ve kauçuk malzeme soğukta sertleşir, esnekliğini kaybeder. Sabah aracın ilk çalıştırılmasından sonraki ilk birkaç kilometre, takoz seslerinin en yüksek olduğu andır. Motor ısınıp malzeme yumuşadıkça ses azalabilir. Bu da kişiyi yanıltır. "Geçti, tamam" denir. Geçmemiştir.

Bir de şu var: Takoz tamamen çöktüğünde ses bambaşka bir hal alır. Artık gıcırtı değil, doğrudan metal-metal temas sesi duyulabilir. Sert, kuru, rahatsız edici. O noktaya gelinmişse iş sadece ses meselesinden çıkmıştır; amortisör kendisi de zarar görmeye başlar, diğer süspansiyon elemanlarına yük biner. Küçük bir takoz, ihmal edilince büyük bir tamiratın kapısını aralar.

Sürücünün bunu anlamasının en pratik yolu şu: Araç park halindeyken ön tampon köşesine bastırılır, bırakılır. Eğer araç bir kez sallanıp duruyorsa amortisman sistemi sağlıklıdır. Ama "çıt" ya da "tok" diye bir ses eşlik ediyorsa bu basit teste... durum konuşmaktadır zaten.

Amortisör takozu küçük bir parçadır ama sessizliği büyük bir konfor sağlar. Onu fark etmek için illa büyük bir arıza beklenmez. Kulak vermek yeterlidir. Araç zaten her şeyi söyler; yeter ki dinlensin.
 
Geri
Üst